Aleyna Burunsuz

Aleyna Burunsuz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.·
2025 4. kitabı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Aleyna Burunsuz

, bir kitabı okumaya başladı
Julia Cameron
8.7/10 · 833 okunma
Ben o yeni tanıştığım hisse izin verdim. Savaşımın kaçmak için girdiğim yollar olduğunu farkettim. En çokta savaşmama gerek olmadığı için afalladığımı farkettim. 2016 yılının videolarına denk geldim dün. Her kesitte susturamadığım bir kahkaham varmış, duyunca "bu ben miyim ya?" oldum. Tekrar o çocuğun neşesine baktım. Sonra o zamanlar savaşmayı bilmediğimi farkettim. O zamanlarda keskin olup, saygısızlık kabul etmediğimi farkettim. Sadece tek fark vardı. O çocuk ne yaşayacağını bilmiyordu, o yüzden bütün ihtimallere açıktı. Hayatı getirdikleriyle kabul ediyordu. O ihtimallerde de ne ne istediğini nede ne istemediğini biliyordu. O kadar çok canım acıdıkça sivrilmişim ki, sadece bir bulaşık makinesi gibi içime ne dolarsa o kutu içinde onu yıkamayı benimsemişim. Artık içime konan ne diye bakmayı unutmuşum, sadece savaşmam gereken kirler olduğunu benimseyip hep kir aramışım. Geçende eski yazılarımı buldum, daha o gün terapide okuduğum kitaplar dahi belli kelimeler çevresinde dönüyor demiştim. İçimi o kadar güzel kelimelerle betimlemişim ki o zaman, bunu kim yazmış diyerek okudum. Ben o bulaşık makinasının içine hep kirli konulduğunu düşündüğüm için hep kendimi değersiz hissettiğimde kaçmışım. Bu girdapta belkide vitrinden parlatmak için içime konan kadehlerle dolu olduğumu hiç görmemişim. Bu beklemediğim bir anda içimi sıkıştıran bu his, üzerinde kir barındırmayan bir eşya olduğu için kaçmaya yer aramışım. Eğer ben o kadehi temizlemezsem benim kim olduğum, ne kadar insan olduğum nasıl anlaşılabilirdi ki? Oyy güzelim diyorum kendime, ne başardın bilmem ama kendine kocaman bir adım attın. Tebrik ederim. Birde bunları farkettikten sonra dün bir anda katıla katıla kahkaha attım. Eğer kayıt alınsaydı, aynı o videolardaki gibiydi. Harbiden yaşamak muhteşem bir şey,
Tanışmaların hep bir sebeple olduğuna inanırım. Öyle bir insanın sadece hayatına teğet geçtiği sarmallar olduğuna inanmam. Bir haftadır kapattığım bir duyguyu hissettiğim için, ki büyük ihtimalle batırdım bu yeni tanıştığım hissi. İçimde bir kabulleniş halindeydim, üstüne aynı döngülerin tekrarlayıp bitmesi, farkında olmadan döngümde koşmaya başlamıştım. Daha doğrusu farkında olup, içimde kaynayan buzulların önüne geçememiştim. Bugün uzun zamandır tanışmam gerektiği düşünülen biriyle denk gelerek tanıştım. Sohbette aslında psikolojiye inanan biri olarak hiç denemediğim teknikler üzerine konuştuk, "böyle bir insan olmam için hasta olmama gerek yok" cümlesini koyman lazım en içine dedi. O an farkettim "ben bunları yaşamasaydım böyle bir insan olmazdım" derdim hep. Ama baktığımda ben sokakta koşuştururkende, bir tokaya sevinirken de lise kolidorlarında da böyle biriydim. Çocuk ruhlu, saygılı biriydim. Belki yatkın mesleğimi bulmazdım evet, fakat bilmediğim bir şeyi kaybetmiş hissetmezdim ki. O an iş, hobi ne ile meşgulsem onu en iyi yapmak için odaklanıp, sonra yaptığım işi keyif alır yapardım, her zamanki gibi. Ben yine kişisel gelişimle ilgilenir, yine kendimle bağ kurardım aslında. Son zamanlardaki sorularımın cevapları önüme bir kor halinde geldi. Sonra sohbetin ilerisinde, duygulardan konuşuyorduk ve içimden "ilk ne zaman değersiz hissettin ve üstüne savaştın?" sorusu geldi. Saatlerdir düşünüyorum, cevaplayamadım. Geride kaç çengel attım ağıma bilmiyorum ama onları toplama zamanı sanırım, ve sonra hissime baktım. Çengellerim arasında kaybolup, deneyemedim sanırım. Vardır bunda da öğrenilecek bir şey, yol artık öğrenmem gerekenleri öğrendiğim artık yeni öğreneceğim çengellere gelsin. Ki sadece olmasa da iyi çengeller gelsin. Gerçi neden sadece iyileri olmasın ki?