Ölmeden önce neler yapmak istediğimizi hiç düşündük mü?
Günlerdir bir dizinin etkisindeyim ve bu dönemime rezonans kanunu kitabı eşlik ediyor. Kitap tam olarak düşünce sistemim ile, imkansızlık diye bir durumun olmadığını bilen benim için çok destekleyici. Fakat dizide son üç ayını bilen bir insanın -ki daha hayatının başında- spor yapması, yürüyüşe kendini iyi hissetmek için çıkması, çalışmaya devam etmesi, yanlızlığı, kalabalıklığı, son aylarında birini sevebilmesi ve şak diye kimsenin bilmeden sorduğu "bir senelik ömrün kalsa ne yapmak isterdin?" sorusu. İki kere böyle bir durumu tattım. Birinde 'dağ yürüyüşü bile yapmadım ben' demiştim -3 senedir yeltenmedim bile- birinde 'Allahım yapmak istediğim çok şey var şimdi olmaz' demiştim. Peki beş sene geçti ve benim bu gerçekle yüzleştiğimde istediğim şeyler nelerdi? Baktım listeme, hep bir gün içerisinde içinde iyi hissettiğim döngüyü korumak, değiştirmek, kurmak, eklemek. Fakat kitap okuyan biri olmak benim ölmeden önce yapmak istediğim bir şey değil, yaşarken kitap okuyan biri olma isteğimden kaynaklı. Bilmiyorum, yapmak istediklerimizi bilince çıkarmak için illa ne kadar ömrünün kaldığını bilmesi mi gerek insanın? Bu gerçek her an zaten bizimle değil mi? Tam bu sırada kitaptaki başlarda geçen "Kim olmak istiyorsun ve neden o insan değilsin? Önünde ki engel ne" sorusu eşlik ediyor ve imkansız iyileşmelere şahit olduğum bu aylarda şuan ellerimden dökülen ilaç artıklarının hep birlikte bana bir şans daha verdiğini hissediyorum. Belki bu yüzden biraz fazla etkilendim ama paylaştığım arkadaşlarımdan da geri dönüşler çok benzer, bir arkadaşım paraşütle atlamak istiyor ve hep erteliyorum dedi, yazıldı ve hayat içerisinde kendime bu soruyu sorarak diğer isteklerimi bulacağım dedi. Bazıları hala düşünüyor. Biri her şeyi