Aleyna Burunsuz

Karşımızdakine bir zararı dokunmadığı sürece, biz başkalarına karşı istemediğimiz halde kibar davranıp, anlayışlı olalım, buna bir diyeceğim yok. Ancak neden, hiçbir suçumuz olmadığı halde, hayal kırıklığına uğratılıp, duygularımızın incinmesini, sanki Tanrı'nın bir gazabı imiş gibi sineye çekmek zorunda kalalım?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Benim için -ki insanlığa güvenen biri için bile- nadir bulunan bir insandı. İyilik, erdem, iyi yürek. Bugün karşımda o aileden bana karşı aynı cümleler kuruldu. "Bu devirde böyle insan nadirdir" diye. Bu cümle bende çok ışık yaktı. Aslında her insan farklı olaylarla aynı yerden sınanıyor. Ve iyisinde de kötüsünde de kendimizden önce başkalarında gözlerimiz hep. Anlam bulma savaşında içimizde değil, dışımızda -sevilmekte, başarmakta, güçte, söz sahibi olmakta, göstermekte, almakta,fedakarlıkta- değil. İçime ilerlediğim her adım bende olmasına rağmen bu ölüm benim gücümü yaraladı gibi hissettim tüm hafta. Bir "seni her gördüğünde çok sevdiğini söyleyip, iyileşmen için dua ediyordu. Üzülme diye söylemek istemedim" cümlesi beni yaşama, günlük telaşa geri göndermişti ama bugünkü tırnak içinde yine 'nadir bulunan' bu insanlardan bu karşılık benim gücümü tekrar verdi. Hala aşamadım, hala içim sızlıyor ama canım kızının bana dediği "yaşamayı öğretti bize bak" cümlesi gerçekten durmanın benim hayatımda yankılanan sesini oturttu. Bugün kendimi geliştirecek hiç bir şey yapmadım, çalışmadım, okumadım, izlemedim. Uyudum, normalde sabahlar acısını çıkarırdım ama artık gelişmenin sadece çalışmakla olmadığını bazen hayatının öğrettiğini ve bugünün insanlığım ile kurduğum bu bağ ile aslında çok geliştiğim bir gün olduğunun farkındayım. Bir tane hikayemiz var, muhteşem bir şey yaşamak. Hala bu şansımızın olması,bunun farkında olmak şükür sebebi. Ömrüm boyunca hikayesini dile getirip anacağım bir hikaye bıraktı bize, umarım hepimizin hem arkasından, hemde yazarken bununla gurur duyan hikayesi ve insanları olur.
Duymayı hiç istemediğim bir ölüm burnumun ucunda saatlerdir. Ölümde kıymet verdiğim insanların bir sokağı döndüğümde hiç bir zaman karşıma çıkma ihtimalinin olmadığını kabullenme kısmını kaldıramıyorum, bu yüzden ölümü yaşamaktan korkuyordum. Bilmeseydim, taşındılar sansaydım mesela aklıma geldiğinde güzelce anar ve umarım mutludur dileği ile mutlu bir ruh halinde devam ederdim. Ölümün insan elinden bu hakkı alması çok zor geliyor. Gözlerimi her kırptığımda yeni bir damla akıyor. Bu ölüm, gönlü ne kadar gurur verici ise, biraz o kadar yara açtı kalbimde. Gerçekten bugün baktığımız çoğu dert, sorun mezarda çok önemsiz ve ne kadar yaşam süremiz var bilmiyoruz. Gerçekten sevdiğimiz insanlara kıymet verip, doyasıya dolu geçirmemiz gerekiyor, kalan savaşlar çok boş gibi geliyor şuan. Yazacak hem çok şey var, hemde hiç bir şey yok. Tuhaf bir his.
Bütün günler güneşli geçse Dünya sadece çöl olurdu
Bu akşam sohbet konumuz "neden bir şey anlatmıyorsun, neler oluyor hayatında?" cümlesiydi. Düşünüyorum ki tanıştığımızdan beri hiç biliyor musun bugün bu oldu diye aramadım. Çevremde kimseyle böyle bir iletişimim yok. Klasik olarak kendime "hayat mı yaşamıyorum, neden hayatımda anlatmak istediğim bir olay yok" sorusunu sordum. Hayatı kaçırıyormuş gibi girdaba girdim masada. Karşılıklı konuştuğumuz için bunu çok sürmedi girdap. Haftama baktım, bol iletişimli, işli, hobili. Ayıma baktım aynı şekilde. Yarın benim çok önemli, bunu söyledim ama anlatırken çok kısa anlattım. Ben sanırım kötü günlerinde, güzel günlerinde geçen ve sadece damakta bıraktığı bir tat olduğunu hayatıma almışım. Tüm günü düşündüğümde damağımda kalan en büyük tat işte fona bir şarkı açıp, kendi başıma çalıştığım an. Üstüne tatlı sohbet, kalbimin çok yumuşak hissettiğini farkediyorum. Bu ana rağmen eve bir kısımdan sonra tek başıma yürümek istedim. Karşımdaki insanın endişesini, eve güvenli geçme ihtiyacını anlıyorum ama bir şeyleri tek başıma yapmak; eskiden kötüye dayanamayacağıma dair korku ile yük olma düşüncesinden çıkmış, sadece iyi hissettiren bir alan olmuş. Tam vedalaşacağım anda bir köpek takıldı, kapıma kadar getirdi. Biraz yolda dikkatimiz dağıldı ama onunla iletişim kurarak o yolu bitirmek, yaşama olan aşkımı yine çöle çevirdi. Karnını doyurdum, karşılıklı olarak kapıda oturuyoruz. Yan balkonda kedilerim. Bunları neden bu yaşımdan önce yaşamadım diye düşünüyorum, hayat bu kadar güzeldi de biz insanlar nereyi kaçırıyorduk? Benim hayat planımda hayattan korkmak varmış, bu değişti biliyorum ama bu güzellikler sadece yola çıktığım için gelmiş olabilir mi emin değilim. Bulmak istiyorum net olarak, çünkü yağmurlu günlerde olacak hayatımda ama bu ışığı hiç kaybetmek istemiyorum.

Aleyna Burunsuz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.·
634 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2024 23:55
·
2024 26. kitabı
Alice Miller
8.2/10 · 4.207 okunma