Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatımdaki temel sorun "utanç". Hiçbir nedeni olmayan, sırf varolmaktan ve bu nedenle kendime dair her şeyden duyulan çok derin bir utanç. Utanç hissim çok güçlü olduğu için uyanmayı kaldıramıyordum, var olmanın utancı altında eziliyordum çünkü. Uyanmak, kendimle karşılaşmak demekti ki kendimle yüzleşebilecek cesareti bulamıyordum çok yoğun utançtan ötürü. Kitap okumakta aynı şekilde. Kitap okumak, kendimle karşılaşmak demek. Kendimle/satırlarla karşı karşıya gelebileceğim güç, utanca yeniliyordu.
Uzun zamandır yapılacaklar listemde gün doğumunu izlemek vardı, bilinçli olarak izleyeli 10 sene geçmiştir. Kaç gündür gün doğmasına bir saat kala gibi uyuyakalıyordum. Bu sabah o sabah dedim, dörtte makinamı kapatıp dip köşe temizlik yaptım. Günlerdir baktığım için saat 6.17 doğuş saati aklımda kalmış... Deniz kenarı en fazla üç dakikamı alacağı için tam bu saatte bütün işimi bitirip çıktım. Bir baktım ki yürürken, güneş 5.55 geçe doğmuş... Bu saatte tek kulakla çalan bir tını ve diğer kulakta cıvıldayan kuşlar ve hala coşkulu olarak köpeklerle birlikte yürüyüş yapmakta güzelmiş. Farkında olmadan farklı bir güzellikle karşılaştım. Hayatın istediğimi vermediği üzüntüsüne girmektense hayatın verdiğinin tadına bakmakta işe yarayabiliyormuş. Eminim ki uykusuz geçireceğim bu iş gününe şuanki tat dayanak olacak, yaşamak gerçekten muhteşem bir düzen.
Dikiş makinasının düğmesini kaparken çıkan tak sesi, geçen haftaya bir bakış, işte yoğun çalışmış olmama rağmen haftalık kumaşlarımın bitmiş, terzinin işleri bitmiş, arkadaşlarımla saatlerce konuşmuş, sevdiğim dizileri aralar eklemiş ve buna rağmen bolca uyumuş, hatta yeni bir eğitim sıkıştırmışım. Şöyle bir etrafıma baktım, kedi kavgası, esinti, masa üstünde okunmayı bekleyen yeni kitabım. İçimde bu haftaya dair büyük heyecan. Sırtımda kendimde bu hafta keşfettiğim bir kaç yeni adım. Yarın sabah yeni kumaşlar için kurduğum alarm, iki günlük iznim. İyileşmişim ya, bugün eskiden bedenen yürüyemediğim o yolları yürürken de iyileşmişim dedim. Şuanda ruhen farkındayım ki, hayatın tadına bakmışım. Durduğum yerde içimin,bedenimin acıdığı günleri anımsıyorum. Sanırım bu yüzden hayatın tadını alabilmek çok kıymetli. Yaşamak muhteşem bir şey.