Aleyna Burunsuz

Aleyna Burunsuz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·176 syf.·
2024 11. kitabı
Mustafa Çay
6.4/10 · 134 okunma
Reklam
"Geriye dönüp bakınca, iç benliğimle dış benliğim arasında potansiyel olarak yıkıcı bir tutarsızlığın belirtilerinin sürekli varolduğu şimdi bana açık geliyor. Dış benliğim ,"güçlüydü, bağımsızdı" (özellikle kadınlardan beklenen şeyle kıyasla). İç benliğimse kuşkuya boğulmuştu; öz-gizleyiciydi." -Bu kesit çevremdeki her kadının gözlerinde ne gördüğümü açıkladı ve "ey Türk kadını sen yerlerde sürünmeyi değil omuzlar üstünde göklere yükselmeye layıksın" 'dan "türk kadını mağdurdur" cümlesine evrilme sebebini de açıkladığını düşünüyorum.
Tavan arasında bulduğum eski şeylerden dekoratif süslemeler yaptığım için kendimle gurur duyuyordum
Uzun zaman sonra ilk defa sabahın köründen beri dolu dolu bir gün yaşamaya başladım. Bu saatte normal yaşamda gözümü açamazken hazırlanıp, işe gitmek kaldı günün kalanında. Bu dinginlikte kendimle konuştuklarıma dikkat ettim. Aslında hayatımda kaçmak istediğim hiç bir duygu yokmuş, fakat o kadar çok başkalarının duyguları üzerimdeymiş ki. Ben savaşta, değersizlikte, zorlamada, bu hayatta bir şeyleri bırakmakta ve güçte değilmişim. Uff kendi omuzlarıma neler yansıtmışım. İllahi her gün bir inanç sistemi veya bir psikolojik bilgi öğrenmek zorunda değilmişim. Hata yapmamak asıl olgum olmak zorunda değilmiş, çünkü ben zaten hata yapacak bir karakterde değilmişim. Artık ışığa, seslere öfkelenmiyorum mesela. Kulağımda tık tık saat sesi, o kadar dinginim. Sosyal medya da acı olayların içine daha fazla düşmem gerekirken buradan dahi ayırabiliyormuşum kendimi. Şükretmek için acı olaylara bakmama gerek yokmuş, içime ve çevreme baksam iyi şekilde şükredebilirmişim. Yani iyi şükürler varmış hayatta. Hiç bir duygu hissetmeden normal şekilde derin nefes alabiliyormuşum. Savaşta veya tetikte değilmişim, benim bir acım zorluğum yokmuş. Hayatımda öyle zor şeyler falan bırakmamışım, hastalık süreci bana kendimi vermiş. Yalın, sesini duyan, potansiyelinin ve gücünün farkında bir hayatı vermiş bana. Bunu 35'inde 45'inde yaşayan insanlar görüyordum hep ve kendimle tanışmamı bekliyordum. Böyle başka yansımalardan ayrılınca farkettim ki ben kendimi bulmuş ve tanımışım. İçim kıpır kıpır. Yansıttığım kıpır kıpır. Öğrendiğim her bilgi heybemde artı. Uzun zamandır farkında olduğum ama bugün yüzleştiğim ve çok daha rahatladığım tek bir şey var; "Başkalarının şemalarını yaşamak". Acaba başka bir insan benim yerimde olsa ne tepki verirdi. Yıkılırdı, off ben yıkılmıyorum kesin duygularımdan
Psikoloji
Reklam