"Buraya genellikle hastalar değil, asıl hastaların hasta ettikleri gelir."
Hastalığın sevgisizlikten, şifanın ise her zaman sevgiden , şefkatten geldiğini çok daha iyi biliyorum.
bu iki cümle kesinlikle hayatım boyunca okuduğum en doğru cümlelerden biri. Normalde psikoloji kitapları okumam bana boğucu gelir ama bu kadın bu işi biliyor :) ve şuanda kitapları fazla trend bize de geri kalmak yakışmaz.
Camdaki Kız kitabımızda üç tane konu var. İlk konumuz, Hayri'nin Nalan Hanımı, Dr. Gülseren Hanım'a getirmesi ile başlıyor. Hayri ve Nalan yedi yıldır birlikteler ve Hayri'nin başkasına aşık olması ve Nalan dan ayrılmak istemesi ile Nalan çıldırıyor ve Hayri'de Nalan'a bir sürü ilaç vermesi için onu doktor'a getiriyor. Hayri'nin Nalan dan ayrılmak isteme nedeni ise Laz kızına aşık olması.
Nalan, Hayri den önce Sedat ile evli. Malesef kocasından istediği ilgiyi hiçbir zaman görmüyor ve Boşanıyor Ayrıca çocukken de ailesi ile bazı durumları oluyor ve ailesi tarafından da sevgi, ilgi görmüyor. Hayri den ilgi görünce ona bağlanıyor ve mutlu oluyor. Çoğu duyguyu onunla yaşadığını dile getiriyor. İşin ilginç tarafı Hayri üç çocuk babası ve karısından ayrılmamış.
Nalan ve Hayri'nin çocukluklarını dinleyince aslında çok üzüldüm. Hayri'ye en başta çok kızmıştım ama zamanla çocuklukta yaşanan şeylerin insanlarda bıraktığı travmalar gün yüzüne çıkıyor. Hangisine üzüleceğimi şaşırdım valla.
İkinci konu olarak ise Baran'ın hikayesini ele alıyor. Yazarımız buna kısaca değinmiş. Baran, ailesinin onaylamadığı bir kız ile birlikte ve bu konuyu Gülseren Hanım ile paylaşıyor.
Üçüncü konumuz olarak şuanda da Tv8 de yayınlanan Doğduğun Ev Kaderindir deki Zeynep'in hikayesini anlatıyor. Zeynep küçükken annesi ile temizliğe gittiği evdeki kadının onu yanına alıp okutması ile onun kızı