Kitap başlangıçta biraz ağır ilerliyor. Oldukça uzun betimlemeler mevcut. Yazar Paris şehrini özellikle mimari olarak detaylarıyla anlatmıştır. Bana çok sıkıcı gelmemekle birlikte son kısımlarına doğru bir an evvel konuya geçse dediğim oldu. Sıkıcı bulanlar olabilir. Ancak hem Paris'i, hem de Notre Dame Kilisesini içerisine hikaye yerleştirilerek anlatılması güzeldi. Zaten konuya girdikten, olaylar başladıktan sonra ise kitap sürükleyici bir hal alıyor.
Notre Dame'ın Kamburu yani Quasimodo, yaratılıştan kusurlu, fakat temiz bir kalbe sahip olan kilisenin zangocudur. Çirkinliği yüzünden toplumda hor görülen ve sevilmeyen Quasimodo, insanların dış görünüşü hakkındaki çirkin yorumlarından kaçmış, yaşadığı Notre Dame Kilisesi'nin ruhu olmuş durumdadır. Karakter, Esmeralda'ya olan aşkı ve Rahip'e olan sadakatinin ikileminde kalsa da iyi tarafı temsil etmektedir. Kendisini koruması altına alan rahip Claude Frollo ise topluma örnek olması gerekirken, Esmeralda'ya beslediği duygular ile çığrından çıkan ihtiraslarıyla kötü bir karaktere dönüşmektedir. Bu iki karakterin hayatında büyük değişikliklere yol açan Esmeralda ise sokaklarda keçisi Djali'yle dans edip geçimini sağlayan çok güzel, hayat dolu bir çingene kızıdır. Kitapta Esmeralda'nın hayatıyla ilgili bambaşka bir hikayeye yer veriliyor. Benim en duygulandığım, en etkilendiğim kısım özellikle burası oldu.
Halk büyüye, cadılığa, kötü ruhlara ve şeytana takmış durumdadır ve bu hâlleri Ortaçağ'ın öne çıkan özelliklerinden birini vurgulamaktadır. Ben kitabı sevdim. Her kitap severin okumasını, başlayıp devam edemeyenlerin sabırla okumayı sürdürmesini tavsiye ediyorum. Şimdiden iyi okumalar.
İnsanlar doyumsuzdur. Neye sahip olurlarsa daha fazlasını isterler bu kitapta bunu rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz. Elindekiyle yetinmek belli başlı insanlara özeldir ya da zorda kalan her insana.. Bir öyküsünde elindekilerle yetinemeyen insanlarla, bir diğer öyküsünde elindekiyle yetinip elini bir insana uzatan insanın hikayesini konu almış. Aç gözlülük, doyumsuzluk ve sevginin kalemini sağlam tutup kitabını dünyaya sunmuş olan Tolstoy, birkaç kısa öyküyle ders vermek ister gibi yazdığı bu eserini çok severek okudum. En etkilendiğim kitaplar arasında yerini aldı bile. Sizlere de mutlaka tavsiyemdir. Okumadıysanız eğer hemen okuyun derim, okuyanlar beni anlıyorlar :D