Bir kaynaktan doğup kollara ayrılan bir akarsu gibi çizdikleri yolların çizilme sebeplerinin aynı olduğu karakterler görüyoruz. Yaşamdaki yerlerini, kim olmak istediklerini ama kim olduklarını, şüphelerini, korkularını, içsel çatışmalarını görüyoruz bu karakterlerin. Bambaşka hayatlar yaşıyor olsalar da, kendilerini sorgulama nedenleri farklı olsa da aynı sebepten kaynaklanan bir çatışma halini izliyoruz.
Kitabı okurken, apayrı kaygıları olan bu insanların hikayeleri birleşecek mi, diye bekliyorsunuz. Bu sorunuzu tam yanıtlamışken yazar sizi şaşırtıyor. Ya da en azından ben böyle hissettim. Akrabalık bağlarını birleştirmek biraz zaman alıyor. Belki de ilk yazıldığı halinde daha açıkça anlatılmış olabilir. Yazar kitabın son düzenlemesinde daha yalın bir dil tercih ettiğini ifade ediyor.
Olayların hızlı akmasından çok, yaşanan olayların karakterler üzerindeki etkisi ve onların yaşamlarının bu olaylar merkezinde nasıl geliştiğini anlatıyor. İçsel sorgulama hali tadında fakat bir daha neler olduğuna dair bilgi edinmek isterdim. Son 50 sayfa inanılmaz akıcıydı, hep bir merak içindeydim. Bu akıcılığın yer yer olmasını isterdim. Genel anlamda keyifle okuduğum bir kitaptı, 'Yeşil Peri Gecesi'ni de okumak için can atıyorum. Yazarın dilini, seçtiği kelimeleri ama özellikle de yaptığı benzetme ve metaforlarını çok sevdim.