Şanssız bir kadere sahip yazar, angaje olmak zorunda; bireye, bireyin ruh haline, çaresizliğine, acı ve hüznüne ilişkin bir angajman. Evet, bu bir zorunluluk. Çünkü günümüzde fazla sıyla tanık oldugumuz yazar-teknokratlar gibi pazar için değil, vicdanının sesi için yazmak durumunda. Johnson gibi bir kadere sahip, Johnson'un çağdaşı ve Johnson'un yapıtlarını İsveççeye çevirdiği Fransız yazar Camus, Defterleri'nin (Carnets) bir yerinde şöyle diyor; "Vicdan rahatsızsa, itiraf kaçınılmaz olur. Kitap bir itiraftır, tanıklık etmem için gereklidir."