Otuz iki yaşındaydım ve yön vermem gereken bir yaşam önümde duruyordu. Aşk nedense es kiden okuduğum bir şiirden öte bir anlam taşımıyordu. Ah evet, beraber bitireceğiz bu filmi... Denize savrulan cep kanyakları, alelacele öpüşmeler, üniversite kantini kokan kızlar... Hepsi çok uzaklarda bir bilboard'un üze rinden gülümsüyordu. Bense asfaltın kenarında durmuş yaşlanıyor ve hala, inatla, yaşamın bir şey için olduğuna inanmaya devam ediyordum.