ali can san

ali can san
@alicansan88
...“Burada Hines isminde bir adam var. Herifin otuz bin dönüm şeftali bahçesiyle, üzüm bağı olduğu gibi, bir de şaraphanesi ve konserve fabrikası da var. Bu adam, boyuna: "Namussuz kızıllar!" deyip dururdu. "Bu namussuz kızıllar memleketi mahvediyorlar!" derdi. "Bu ... kızılları memleketten atacağız!" derdi. Aramızda, batıdan gelme bir genç vardı. Bir gün yine adamın sözlerini dinlerken başını kaşıdı ve "Mr. Hines" dedi. "Ben buraya yeni geldim. Bu namussuz kızıllar dediğiniz kimlerdir, bilmiyorum?" Hines de: "Kızıl dediğimiz kimseler, yirmi beş senti kabul etmeyip otuz sent isteyen ... lerdir!" dedi. Genç çocuk, iyice düşündü, kafasını kaşıdı, sonra: "Demek öyle, Mr. Hines. Ben ... değilim, ama eğer kızıl dediğiniz adamlar böyle kimselerse... Eh, ben de saatine otuz sent almak istiyorum. Yalnız ben değil, herkes de istiyor. Vay anasını, Mr. Hines, demek biz hepimiz kızılız!..” Alıntı Şuradan Gazap Üzümleri John Steinbeck
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Ancak Tanrının sonsuz lütfuyla var olabilen saçma bir icattı evlilik. Birbirini yeni tanıyan, aralarında hiçbir akrabalık olmayan, yapıları başka, kültürleri başka, hatta cinsleri bile başka iki insanın birdenbire kendilerini birlikte yaşamaya, aynı yatakta yatmaya, belki de her biri başka başka yönlere gitmek üzere çizilmiş iki yazgıyı bölüşmeye mahkûm bulmaları her türlü bilimsel düşünceye aykırıydı. "Evliliğin sorunu şu," diyordu, "her gece seviştikten sonra sona erer, her sabah kahvaltıdan önce yeniden kurulması gerekir”
Sayfa 142·Kitabı okudu