Evlatlık çocuk klişesinin bu kadar az lafla bu kadar ustaca anlatıldığı nadir kitaplardan… Araya serpiştirilmiş ince detayları da ekleyince nefis bir okuma zevki veriyor. Gerçek sanatçı okuruna vermek istediği mesajı döndürüp dolaştırmadan doğruca verebilmekte.
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,2bin okunma
Arada bir merak duygusuyla sayfaları atlasam da ilerledikçe boğucu olan bir kitaptı. Aşkı uğruna dertlenen ve en sonunda birbirini boğarak öldüren aşıklar… olmamış.
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
Sonbaharı sevenlerin şairi-yazarıdır Haşim. Şiirlerindeki imgeler, sembollerle nam salmış yazar; bu kitabında deneme tarzıyla beni biraz şaşırttı. Ahmet Haşim dendiğinde zihnimde oluşan karakter, bu kitapla beraber bambaşka hal aldı. Oldukça kısa kısa verilmiş bölümlerde gündelik hayatla ilgili basit ama enteresan çıkarırlarda bulunmuş. Kadınlar, tesettür, erkekler ve Yakup Kadri ekseninde okuyunca “nasıl yani? Dur baştan alalım. “ diyeceğiniz kesitler mevcut. Keyifli okumalar.
Müzeler ve koleksiyonerler… masumiyet ve müze , müze ve aşk , aşk ve masumiyet …. Başlığından yola çıkarak içerik hakkında ufak tefek tahminler yürütsem de bu denli ince örülmüş bağlantılarla karşılaşabileceğimi düşünmüyordum. Aşkı Pamuk’un gözünden olabildiğince somut şekliyle dinliyorsunuz.
Kitabın ilk cümlesi epey ün salmıştır. İlk cümleyle yazar kitabın en kısa özetini ve neyle karşılacağımızın ipuçlarını verir. Tam mutlu olmaz sürekli tetikte beklersiniz. Kitabı sondan okumuşluk hissi… Diline gelince okumaktan en çok haz aldığım yazarın bu kitabında da edebiyatı, yemek üstüne yenmiş tatlı misali kaşık kaşık iştahla yedim. Her satırı ve her çıkarımı alıntılanacak nitelikte ve tek solukta okunacaklar listesinde. Ayrıca bir dipnot vermek gerekirse, kitap kesinlikle belli bir yaş sınırlamasına tabi.
Ölüm bitti! O, yok artık.
İvan İlyiç, yaşamını hiç olmadığı bir karaktere bürünerek ( özentiyle) boşuna geçirmiş bir mahkeme üyesi. Eşi ve kızı bencil, onu anlamayan, sürekli sıkıntı yaratan iki karakter. İvan’ı bu ailede anlayan tek kişi ise oğlu. Yüksek mevki işi ve onu memnun etmeye yarayacak maaşıyla yepyeni bir hayata başlayan İvan, dertsiz kedersiz, rahat ve huzurlu bir yaşama başlar. Çok geçmeden böbreğindeki rahatsızlıkla bu güzel yaşam geride kalır. Kendini çokça dinler, karısı ve kızına günden güne bilenir, kimsenin onu sevmediğini ve acımadığını düşünür.
Hastalık günden güne şiddetini artırır. İvan umutsuz ve mutsuzdur, ölümden korkar. Fiziksel acıdan çok manevi acıları onu perişan eder. Çok geçmeden ölür.
Kitap boyu süren kaygı, korku ve mutsuzluk İvan’ın sonunu getirir. Kişi ömrünü anlamlı ve verimli geçirmedikçe hayatının son deminde İvan gibi ümitsizce çekilir dünya sahnesinden.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma