Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.
Benim kanaatime göre, bu iki mesele her ne şekilde halledilirse edilsin, Osmanlı Devletinin kuruluş tarzının izahı için birinci derecede mühim değildir; böyle olduğu hâlde bu konferansın dar çerçevesi içinde onlara bir yer vermemiz, daha ziyade, bunlara şimdiye kadar büyük ehemmiyet atfolunmasının mânâsızlığını göstermek ve bu hususta ileri sürülen nazariyelerin çürüklüğünü anlatmak içindir.