AlihsaN

Babası Alparslan bu tarz siyasete karşı çıkmasını nasihat etmemiş miydi? "Her yere hafiye yerleştirirsen" diye uyarmıştı onu, "gerçek dostların, kendi sadakatlerini bildikleri için, bu yapılandan kuşku duymazlar. Oysa ki hainler hemen dikkat kesilir. Hafiyeleri satın almaya bakarlar. Yavaş yavaş gerçek dostlarının aleyhine, düşmanlarının ise lehine raporlar almaya başlarsın. Sözler, ister iyi, ister kem olsunlar, oklara benzerler; sürüyle atarsın içlerinden biri hedefi vurur. Giderek gönlün dostlarına kapanır, hainler yanına yörene yerleşir, o zaman gücünden ne kalır geriye?"
Reklam
Yalnızım ben Hoca Ömer, iflah olmaz bir yalnızlık bu. Divanım da boş, sarayım da. Bu şehir, bu imparatorluk ıssız. Sanki bir elimi hep arkamda gizleyerek alkış tutmak zorundaymışım gibi geliyor. Senin gibi adamları bırak Semerkant'tan getirtmeyi, böyle adamları bulmak için Semerkant'a kadar bizzat yürüyerek gitmeye razıyım.
Canım Dedeciğim
Elinde bohçası yabana gider. Koca sapanı eliyle yiter. Ayağına yırtık yemeni giyer. Dimdik yürür canım dedeciğim. Dili hep Allah der durur. Teri yere akmadan kurur. Balyozu taşa öyle bir vurur. Kan olur elleri canım dedeciğim. Saygıyı sevgiyi senden öğrendik. An oldu tükendik, an oldu bittik. Gölgene sığındık geri düzeldik. Elini ver öpeyim canım dedeciğim.
Şiir
Ben, mahşer gününün dehşetinden başka iman, secdeden başka namaz tanımayanlardan değilim. Ben nasıl mı namaz kılarım? Bir gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın güzelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim, Rabbim'in en güzel eseri olan insanın, onun bilgiye aç beyninin, aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duyularının karşısında hayranlığa kapılırım.
Çok konuşanın kafası az çalışır ve bir hatip ile bir mezatçı arasında çok az fark vardır.
Reklam