Sipariş verip getirttiğimiz kitaplar raflarda tozlanıyordu. "Baba şunları iade edelim bari, her geçen gün zarar" diyordum; babam sıkıntıdan kısılan gözleri ile rafları tarıyor: "Hele dursun, kitapların da bir kaderi vardır" diye bu tatsız neticeyi kabul etmekte zorlanıyordu.
Fakat kuşkuculuk pratiği yapmak için satranç oynamayın. Bilim insanları söz konusu ustaları iyi satranç oyuncusu haline getiren şeyin onları kuşkucu yapan satranç pratiği değil de, kendi zayıf yanlarını aramaları olduğunu düşünüyorlar.
Geçmişte geçerli olan bir şey, hiç beklenmedik bir zamanda geçerliliğini yitirir ve geçmişten öğrendiğimiz şeyin en iyi ihtimalle uygunsuz veya yanlış, en kötü ihtimalle de alçakça bir aldatmaca olduğu anlaşılır.