“ Bilinmez ki Doğu’da her gerçek kadınlar gibi örtülü.” Samipaşazade Sezai’nin bu sözü kitabı en iyi özetleyen söz sanırım. Belki bu kitap biraz aydınlatır bizi.
Cengiz Aytmatov, Beyaz Gemi'nin sonunda, "Doğru sanat insanı üzmelidir." diyordu. Hemingway bunu fazlasıyla başardı.
Kitabın sonunu tekrar tekrar okudum. Bir son ancak bu kadar etkileyici olabilirdi. İnsan hayatındaki mutlulukların sınırları, bu mutlulukların elinden kayıp gidişine karşı çaresiz kalışı...
Hemingway kitaba birçok alternatif son yazmış. Hatta bazı arkadaşları belirlediği sonu eleştirmiş, değiştirmesini telkin etmiş. Fakat Hemingway hislerine güvenmiş. İyi ki de güvenmiş. Çünkü bir kitap ancak bu kadar etkileyici bitebilirdi.
Hakan Günday'ın dediği gibi sanırım:
"Daha anlayamamıştık, sonunda ölüm olan bir hayatta mutlu son olmasının mantığa aykırı olduğunu."
Yaradılış mitini ve diğer peygamberlerle ilgili hikayeleri çoğu kişi biliyor ya da en azından duymuştur. Ama hangi açıdan veya kimin bakış açısıyla biliyor?
Saramago bu kitapta bütün bu olayları farklı bir bakış açısıyla ele almış ve kardeşi Habil'i öldüren Kabil üzerinden bu olayları sorgulamıştır. Felsefik bir sorgulamaya da zemin hazırlayan mükemmel bir kitap çıkmıştır ortaya. Bir diğer kitabına atıf yaparak bir sonuç çıkaracak olursak acaba "Körlük" insanlığı ele mi geçirmiştir?
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
Türk edebiyatının en büyük yazarı... Böyle bir dil, böyle bir anlatım... Ne zaman okusam bir kere daha hayran kalıyorum. Köroğlu'nu, Karacaoğlan'ı, Alageyik'i bir de Yaşar Kemal'den dinleyin. Bir Yaşar Kemal daha gelmeyecek maalesef. Kendi sözüyle söylersek:
O iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler.
Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.
İlk çağ filozofları hakkında geniş bir bilgi kaynağı. Sadece filozofların görüşleri değil, filozofları o görüşe iten sosyal olayları, savaşları, mitleri, içinde bulunulan toplumu da tanıtan bir eser. Filozofların görüşlerinin yanında yer yer Bertrand Russel'ın bunlara yönelik eleştirilerini de içeren bir kitap. Felsefe hakkında temel bir bilgisi olanların rahatlıkla anlayabileceği, akıcı dili olan bir eser. Felsefeye giriş kapsamında ele almanın daha doğru olacağını düşünüyorum.