“Yedi kez ruhumu kınadım:
İlki– Yükseklere ulaşmada zayıflık gösterdiğini gördüğüm zaman.
İkincisi– Dosdoğru gidenlerin önünde sekmeye başladığını gördüğümde.
Üçüncüsü– Kolayla zor arasında seçenek sunulup da kolayı yeğlediğinde.
Dördüncüsü– Bir suç işlediği, sonra da başkalarının buna benzer suçları onu teselli ettiğinde.
Beşincisi– Kendi zayıflığına tahammül ettiği, üstelik bu tahammülü güçlü oluşuna bağladığında.
Altıncısı– Bir yüzün çirkinliğini hor görüp, aslında onun kendi maskelerinden biri olduğunu fark edemediğinde.
Ve yedincisi– Bir övgü şarkısı söyleyip de bunu bir erdem sandığında.”
Her köşebaşını işgal ordularına kaptırmış gibi müflis bir manzara sergileyen mevcut zamane edebiyat dünyasının sözde yaşayanları ne zaman farkına varacaksın?
Ey bir işaret bekleyen okuyucu!
Elinde bir kitap var ve bu kitap her şeyden önce vasatı yerinden ediyor. Ona yaşam imkânı tanımıyor. Yazılanlar, yüklü ve donanımlı bir keyfiyetin eseri.