Nu’man b. Beşîr’den nakledildiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ’nın koymuş olduğu sınırlara uygun yaşayanlar ile bu sınırları ihlâl eden kimselerin durumu, bir gemiye binmiş, gemi içerisindeki yerleri kura ile belirlenmiş iki grup insanın durumuna benzer; Bunlardan bir kısmı geminin alt tarafında, bir kısmı da üst tarafında yolculuk etmeye hak kazanmıştır. Alt kattakiler (su ihtiyaçlarını karşılamak için) üsttekilerin yanına giderler. (Bir süre sonra), ‘(Sudan) nasibimizi almak için (geminin altından) bir delik açsak da yukarıdakileri rahatsız etmesek.’ derler. Eğer yukarıda bulunanlar aşağıdakilerin isteklerini yapmalarına izin verirlerse gemidekiler hep birlikte helâk olur.
Fakat onlara engel olurlarsa hem onlar hem de kendileri kurtulur.”
(B2493 Buhârî, Şirket, 6)
Bir kırtasiyede gördüm bu şiir kitabını. Öncelikle kapak çok ama çok hoşuma gitti. Sonra bir arkasını okudum. Şu yazıyordu:
"Hiç bir zaman aynı şarkıyı birlikte söyleyemedik."
Bununla birlikte benim gibi Sökeli bir şairin kendi emekleriyle yazdığı bu şiir kitabını okumak benim için ayrıca bir sebep oldu. Tabiî açıkçası baştan sona mükemmel diyemedim. Çünkü her okuyucunun şiire bakış açısı farklıdır. Benim de eleştirdiğim kısımlar elbette oldu. Ama şimdi düşündüğümde bu kitabı tekrar okur musun? "Evet, okurum."
Çünkü sanırım sürekli hatırlayacağım ve hayatımın bir parçası olacak birçok dize okudum. Bunlardan en önemlisi şu:
"Zor zamanların en zor yerindeyiz artık"
Kısaca söylemek gerekirse, bir şiir bir dizesi için bile okunmaya değer.
Sökeli bir şairimizi tanımış ve kitabını okumuş olmak benim için çok kıymetli.