Peygamberimiz Hz. Aişe’ye derdi:
“Ey Aişe sen bana Allah’ın bir lütfüsün, benim mutluluk kaynağımsın, ben de senin mutluluk kaynağın olmak isterim!”
Hz. Aişe’yi ne denli sevdiğini bilen insanlar, Peygamberden bir şey talep edecekleri veya bir hediye verecekleri zaman, peygamberin Aişe’nin yanında
olduğu zamanı beklerlerdi.
Aişe’nin odasında iken ricaları kabul edeceğini düşünürlerdi.
Hz. Ali de, Hz. Aişe’den söz ederken “Peygamberin sevgilisi” tabirini
kullanırdı.
Hadis rivayet eden pek çok imam da “Allah’ın sevgilisinin sevgilisi” tabirini
kullanacaklardı Aişe için.
Peygamberin bu eğitim sisteminde tam terbiye alan Hz. Aişe, daha sonra şöyle
diyecektir:
“İnsan Müslüman kardeşi için sarf ettiği çirkin sözden dolayı değil de, yediği
helal lokmadan dolayı ağzını yıkar ne tuhaf!"
PEYGAMBERİMİZİN huzurunda Kureyş kabilesinden bazı kadınlar vardı.
Peygamber ile konuşuyorlardı. Kimi zaman da sesleri Allah Resulünden daha
çok çıkıyordu.
Bu sırada Hz. Ömer, Peygamber ile konuşmak için gelmişti. Peygamberden
içeri girmek için izin istedi. Hz. Ömer’in sesini duyan kadınlar telaşla kalkıp
kapıya yöneldiler. Resulullah bu duruma gülmeye başladı.
Hz. Ömer içeri girmişti. Allah’ın Resulü o sırada hâlâ gülümsüyordu. Hz.
Ömer dedi:
“Ya Resulallah! Allah seni daima güler yüzlü kılsın.”
Bu duası ile gülmesinin nedenini de sorar gibiydi.
Allah Resulü buyurdu:
“Yanımda bulunan kadınların haline şaştım. Senin sesini işitince kapıya
yöneldiler.”
Hz. Ömer, Peygamberimize dedi:
“Ya Resulallah! Asıl sakınılacak ve hürmet edilecek olan sizsiniz.”
Sonra da Hz. Ömer kadınlara dönerek dedi:
“Ey nefisleri kendilerine düşman olan kadınlar! Resulullah’tan değil de benden
mi korkuyorsunuz?”
Kadınlar, Hz. Ömer’e cevap verdiler:
“Evet senden çekiniyoruz. Çünkü sen Resulullah’tan daha sert sözlüsün.”
Kadınların bu sözü üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdular:
“Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ey Hattab oğlu, şeytan
seninle asla karşı karşıya gelmez. Sen bir yola girsen, o bir başka yoldan gider.”