“Çağırmak ille de gel demek değil ya. Sen üzgün göründüğünde ben zaten kendimi çağrılmış sayıyorum. Arkadaşlık bu değil mi? Beni sen çağırdın çünkü üzgün görünüyordun. O zaman benim yanım senin yanın.”
Dostoyevski dostlardan başkasına anlatılamayacak şeyler vardır diye yazıyor; hatta bazıları dostlara bile anlatılmamalı ; bunların arasında bir de insanın kendisine bile anlatmaması gereken şeyler var! Bunlar kesinlikle Josef’in asla kendine bile anlatmadığı , ama içinde kopan fırtınalar.
Sanki insan olmak, çamurlarda beraber yuvarlanmak demek! Ona , hakikat aşıklarının fırtınalı ya da çamurlu sulardan korkmayacağını öğretmeye çalışıyorum. Asıl korkulması gereken sığ sulardır.