Çünkü hâlâ yaz gibi ışıl ışıldır;
gökyüzünde güneş gülümser,
çiçekler hâlâ kokar,
ama bir köşede rüzgârın serinliği
kışın yaklaşmakta olduğunu fısıldar.
Kırk yaş da böyledir işte…
Ruhun hâlâ gençtir,
kalbin hâlâ sevdalara açıktır,
ama artık çocukluk masumiyetinin değil,
hayatın öğrettiği olgunluğun sahibidir.
Ne tamamen yazdır,
ne de bütünüyle kış.
Eylül gibi bir geçittir,
insanı hem geriye baktıran,
hem de ileriye hazırlayan.
Ve işte bu yüzden güzeldir kırk yaş;
çünkü Eylül gibi
hem geçmişin sıcaklığını taşır,
hem de geleceğin dinginliğini saklar.
Alınt-ı