Bu roman bir evde kaynana ile gelinin atışması ile başlar. İçki yasağının kalkmasıyla birlikte kocası Şehri Bey ile her gece içen , sürekli içki muhabbeti yapan Bahriye Hanım kaynanasına karşı saygısızlık yapmaktadır. Kocası ile içki hakkında konuşma yaptığını gören Kaynana , gelini ile tartışmaya girer. Bahriye Hanım , kaynanasının kendisinden önce Meliha adlı bir kadını oğluna istediğinden dolayı ona düşmanlık güder. Bu yüzden ters şekilde konuşur , dil çıkarır , küfürler eder. Daha sonra kocası Şehri Bey , arkadaşları Ferdi Bey ile Adalet Hanım çiftiyle birlikte meyhanede içerler. Bu meyhanede içtikleri sırada Meliha Hanım da kocası ile birlikte oraya gelir. Böylelikle aralarında büyük bir kavga çıkar.
Men-i Müskirat Kanunu I.TBMM'nin 1920'li yıllarda çıkarıp 1924'lü yıllarda kaldırdığı bir kanundur. Hüseyin Rahmi Gürpınar , bu kanunun kaldırılmasının toplumun üzerindeki etkisini , kurallarının tam olarak anlaşılamadığından dolayı ortaya çıkan bilinmezlikleri mizahî bir dil ile nakletmiştir.
Bahriye Hanım karakteri ; artık eski anlayışın kalmadığını , kadın haklarının da toplumun içinde yer aldığını , erkek ne yapıyorsa kadının da onu yapabileceğini savunan , toplum tarafından hoş karşılanmayan birisidir. Cumhuriyet ile gelen yenilikleri yanlış benimsemiş , her şeyi yapabileceğini ve buna kimsenin karışamayacağını düşünmektedir.
Gürpınar , meyhanedeki "Sarhoş" adam tiplemesi ile de dönemin edebî sanatçılarını da açık bir şekilde eleştirmiştir. Sarhoş , Batı'dan alınan temaların , tiplemelerin , sahnelerin , karakterlerin sadece isminin değiştirilip önümüze getirildiğini dile getirmektedir. Oysaki dönemin sanatçılarının sokağa çıkıp insanları analiz ettiklerinde , kendilerine özgün bir tema ve karakter bulabileceklerini söyler.
Kısa bir roman olmasına rağmen