Ali Önsesveren

Ali Önsesveren
@alionsesvern
Manşetteki Cinayet
7/10
·288 syf.··
2024 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 11:13
Kitap Hür Ses gazetesinde stajyer olarak başlayan Fatma, gazetenin sahibi Hüsnü Ilıcalı’nın oğlu Batu Ilıcalı ile beraber sarsıcı bir cinayet haberi alır. İş dünyasının önemli insanlarından İzzet Samancı öldürülmüştür. Bu Samancı ailesini ve tüm basın dünyasını yerinden oynattırmıştır. Fatma, “Yakışıklı” lakabı ile tanınan Batu ile bu cinayet ile ilgilenmeye başlar. Fakat ileride yaşayacakları bu ikiliyi çok farklı sergüzeştlere sürükler. Fatma, fakir ve muhafazakar ailenin kızıdır. Babası Samancı Ailesi’nin korumalığını yaparken mefhum bir saldırı sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum kalmıştır. Fatma, ay sonunu zar zor getiren, yoksul fakat gururlu bir kızdır. Batu Ilıcalı’ya Hüsnü Ilıcalı yaşlandığı için Hür Ses gazetesinin sahibi denilebilirdi. Çok fazla kızla düşüp kalkan kendini beğenmiş küstah bir insan olarak gözüken birisidir. Fakat Fatma’ya âşık olarak geçmişine bir çizgi çeker ve hiç kimseyle yaşamadıklarını bu fakir ailenin kızı ile yaşar. Burada zengin oğlan fakir kız teması vardır. Türk dizilerinden de alışık olduğumuz için kitapta okurken zorlanmayacağımız sekanslar vardır. Batu, sevgilisini toplumun elit kesimine hazırlamak istemektedir. Bu amaç doğrultusunda Fatma’ya lüks kıyafetler, şoförler, lüks takılar takdim etmiştir. Bunlar Fatma’nın hoşuna gider fakat bazı zamanlarda kendisini gururlu göstermek için Batu’ya trip atar… Osman Aysu’nun okuduğum ilk kitabı oldu. Ahmet Ümit gibi bir tarzı olduğunu hatta bu tarzı Ahmet Ümit’e onun aşıladığını duymuştum. Manşetteki Cinayet, okuma alışkanlığı kazanmak isteyenler için güzel bir başlangıç olabilir. Yazarın üslubu oldukça akıcı ve sürükleyici. Okurken sıkılma hissiyatını hiç yaşamadım. Fakat biraz daha detaylı yazılabilirdi. Olaylar biraz oldu bittiye getirildi gibi geldi.
1000Kitap
Manşetteki CinayetOsman Aysu · Dark İstanbul · 054 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Fatih-Harbiye
8/10
·128 syf.··
2024 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2024 11:20
Fatih-Harbiye, Peyami Safa'nın olgunluk döneminde yazdığı romandır. Bu romanda Türk geleneğine ve göreneklerine bağlı kalan Faiz Bey'in kızı Neriman ile sözlüsü Şinasi'nin ilişkisindeki batılılaşmanın etkisi incelenir. Neriman olayın başkahramanıdır. Darülelhan'da müzik eğitimi almakta ve ud çalmaktadır. Fatih'te yaşamakta ve Harbiye'ye özenmektedir. Bir yanda yedi yılını geçirdiği Şinasi, bir yanda da onun tasavvurundaki erkek olan eğlenceli Macit arasında ikilemdedir. Şinasi, Doğu'yu temsil etmektedir. İyi birisidir ve Neriman'a çok değer vermektedir. Macit ise Batı'yı temsil eder. Neriman'ın Şinasi'den uzaklaşmasına sebep olan kişidir. Fatih-Harbiye, Türk toplumunun Tanzimat’tan itibaren geçirdiği modernleşme/batılılaşma sürecini ve bu süreçte yaşanan pişmanlıkları hem birey hem de toplum düzeyinde ele alan bir romandır.
Alıntı
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,3bin okunma
" Yırtıcı Kuşlar Çetesi "
Puan vermedi·448 syf.··
2024 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2024 01:22
Ahmet Ümit'in popülist bir yazar olduğunu herkes zaten biliyordur. Bir hayranı olarak açıkçası bu eserini çok sevemedim. Evet , okurken senaryo kendi içerisine çekiyor. Her zamanki yalın ve akıcı anlatımıyla kitabın başından ayırttırmıyor. Fakat kurgunun içerisinde çok fazla ipucu vermiş , çok klasik bir sona bağlanmış... 21. yüzyıl İstanbul'unun panoramasını gözlerimizin önüne sermiş. Metamfetamin adı verilen uyuşturucunun yaygınlığı , yurt dışından gelip memleketimizde çeteleşen tayfalar , emniyet teşkilatının içerisindeki çürük elmalar... Ahmet Ümit , eleştirel ve muhalif kalemiyle bunları eserine güzelce yedirmiş. Katilin kim olduğunu apaçık belli eden ipuçları ve sürpriz olmayan bir sonla bitirişine rağmen gene de Ümit'i okumak güzeldi...
Edebiyat
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
Yaban
Puan vermedi·214 syf.··
Beğendi
·
2024 35. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2024 19:26
Türk Dil Kurumu'nun kurucularından olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun kaleme almış olduğu "Yaban" adlı roman , 1942 CHP Roman Armağanı'nda ikinciliğe layık görülmüştür. Ayrıca bu eser , Karaosmanoğlu'nun en başarılı romanı sayılır. Ahmet Celal , I.Dünya Savaşı'nda kolunun birini kaybederek geri döner. İstanbul İngilizler tarafından işgal edilince Mehmet Ali'nin daveti üzerine Porsuk çayı kıyısındaki köyüne gitmeye karar verir. Ahmet Celal , bölge halkı tarafından pek hoş karşılanmaz. Millî mücadele yanlısı olduğu için hain olarak görülür ve "yaban" olarak adlandırılır. Köy halkı Salih Ağa denilen işgalci devletlerin yanlısı kişinin etkisi altındadır. Ahmet Celal , bu durumdan hiç haz etmez. Günler geçip giderken Ahmet Celal , Mehmet Ali'nin kardeşi İsmail'in karısı olan Emine'ye ilgi duyar. Fakat bu aşkı imkânsız olarak görür. İlerleyen zamanlarda Yunanlar köye gelerek halkın evlerini yakar , mallarını yağmalar. Kadınların ırzı ile alay ederler. Çoğu köylünün canını alırlar. Ahmet Celal bu yaşadıklarının hepsini anı defterine bir bir kaydeder. Köy ahalisinin işgalcilerin gerçek yüzünü gördüğünü düşünür. Fakat yanılmaktadır. Anadolu halkı tüm yaşananlara rağmen Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını dinsiz , hain ilan etmektedir. Ahmet Celal , köy ahalisine yapılan bu zulme dayanamaz. Yunan ordusunun Emine'ye yanaştıklarını görünce başından vurulmuşa döner. Emine'yi yanına alarak bu cehennemden kaçmak ister. Fakat kaçarken ikisi de vurulur. Yaralı bir şekilde mezarlığa sığınırlar ve geceyi orada geçirmek isterler. Sabah olduğunda Emine'nin yaraları onu hareket edemeyeceği bir vaziyete getirmiştir. Ahmet Celal elindeki anı defterini Emine'ye teslim ederek oradan uzaklaşır. Karaosmanoğlu , o dönemin Anadolu halkının nasıl bir zihniyette olduğunu gözler önüne sermiştir.
Edebiyat
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2024 34. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2024 01:44
Roman Halley adlı bir kuyruklu yıldızın Dünya'ya doğru gelmesi ve bunu öğrenen halkın endişeye kapılmasıyla başlar. Romanın ana karakteri olan İrfan Galip , bu konu ile ilgili araştırmalar yapar ve mahalle kadınlarına konferanslar verir. Bu süreç içerisinde kadının biri İrfan'a mektup yazar ve Halley ile ilgili sorular sorar. İrfan Galip , bu mektubu yazan kadından çok etkilenir ve mektuplaşma süreci başlamış olur. Gürpınar , bu eserinde döneminde kadınlara karşı olan bakış açısını , insanların batıl inançlarını kendine has üslubuyla kaleme almıştır. Romanda zaafiyet arayacak olursak , fazla bilimsel bilgilerin gereksiz bir biçimde aktarılması olmuş. Bu yerler açıkçası okurken beni yordu.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,7bin okunma