"Bu noktada insan artık yarışta değil jüride olmalıydı, altın değil sarraf kimliğine bürünmeliydi, değerlendirilen değil değerlendiren konumuna geçmeliydi."
°~° ..Kimse hayatından memnun değil.Herkes derin bir huzursuzluk içinde kıvranıyor.Daha iyi bir hayata ulaşmak istiyor ama o hayatın fakında değil.Tarifi yok,bu yüzden toplumun ideali ve mitolojisi de yok.Bu yüzden bir nehrin suları bizi önüne katmış götürüyor.İnsanlar akıntıdan kurtulmak için kıyıdan sarkan dallara tutunmaya çalışıyorlar.Kimi din dalına tutunuyor,kimi milliyetçilik,kimi kürtçülük kimi ise nihilizme gömülüyor. °~°
İlyas bir süre sonra Mardin’e dönmüş. Uzun
bir ömür sürmüş, sonra bir gün hastalanmış. Ölüm döşeğinde oğullarını başına
toplamış ve demiş ki:
Size bir vasiyetim var. Mezar taşıma aynen şöyle yazacaksınız:
"İlyas-ı Habır
bitti
Anasından doğru kabre gitti.”
...Ama sonra “Edebiyatın gücü de buradan geliyor” diye düşündüm. “Tolstoy da
kitap yazdı, Adolf Hitler de. Sorun yazıda değil, kimin ne amaçla yazdığında.
Tanrı bile kendini yazıyla anlatıyor. İyi ama yazının icadından önce Tanrı yok
muydu?”