Ayşe

Ayşe
@alisze
“Jack of all trades master of none, though oftentimes better than master of one.”
Yakutlar, güneşi ve ayı kardeş sayıyor, bazı kahramanların onların isteğiyle türediğini ifade ediyorlardı. Bu nedenle şaman giysileri üzerinde madeni halkalar yer alıyordu. Yakutlar, belki de Manici mitolojinin etkisiyle, güneş ve ayla savaşan ve bazen onları karanlık dünyasına hapseden kötü ruhlardan söz eder. Onlara göre güneş ve ay tutulmasının sebebi buydu. Onlar ay ve güneş tutulmalarında, tıpkı Türkiye'nin çeşitli yerlerinde olduğu gibi davul çalarak, gürültü çıkararak ay ve güneşi kötü ruhlardan kurtarmaya çalışıyorlardı. Ay ve güneşe tapınma, çeşitli Türk topluluklarında olduğu gibi Kazaklarda da yaygındı. Birçok Kazak efsanesi ve geleneğinde bu konuya örnek oluşturacak kanıtlar vardır. Bir Kazak efsanesinde eskiden güneş ve ayın iki güzel kız olduğu anlatılmaktadır. Bunlar birbirini kıskanıyormuş, güneş ayın yüzünü tırmalamış ve böylece ayın yüzündeki lekeler oluşmuş. Öte yandan ay da güneşe yaklaşmıyor ve onu uzaktan kızdırmaya çalışıyormuş.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gumilev, Seyidov'un görüşüyle ilişkilendirilebilecek bir şekilde eski Türklerde, çoğunlukla da Göktürklerde diğer toplumlarda görüldüğünden farklı, özgün bir güneş kültünün bulunduğunu belirtmektedir. Bu araştırmacıya göre Gök Tanrı'nın tek sıfatı ışıktır. Çin yıllığı Wey-Şu'da güneşin ülkenin üzerinde doğuşunu temsil eden bir davranış olarak hükümdarın otağına doğudan girdiği belirtilmektedir. Böylece aslında tanrıyı temsil eden gün ışığına tapılmış olunuyordu. Gumilev, 19. Yüzyılın sonhna kadar Kaçinlerde uygulanan göğe kurban adama töreninde tapınılan nesnelerin gökyüzü ve güneş olduğundan söz ediyor.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Din
Gök Tanrı veya bazı topluluklarda zamanla onun yerine geçen Ülgen, Yunan mitolojisindeki Zeus, Sümerlerdeki Anu'ya karşılık gelmektedir. Anu-Enlil-Ea üçlüsü gök-yer-deniz tanrılarını simgeliyordu.Bu şekli Hititler de benimsemişti.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Din
Son dönemde Türk halkları arasındaki bazı efsanelerde, Patapov'un Çin kaynaklarına dayanarak Hun grubundan gelen bir topluluğa kadar izini sürdüğü Gçğe kızların kurban edilmesi konu edinilmiştir. Araştırmacıların Sagaylar arasından derlediği bir söylenceye göre Eski çağlarda kızların göğe kurban edildiği törenler her yıl yapılmaktaydı ve bu törenlerde kurban edilecek kız bir kütüğe bağlanarak kalbine bıçak sokmak suretiyle öldürülürdü. Efsaneye göre öldürüldükten sonra eller üzerinde göklere doğru kaldırılan kızın cesedi daha sonra yakılırdı.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Din

Ayşe

, bir kitabı okumaya başladı
Yaşar Çoruhlu
9.1/10 · 294 okunma