Erkeksiz Kadınlar
Sahahrnush Parsipur İranlı yazar kitabı yazıp yayımlattıktan sonra hapse atılır. Devlet, yazarın bu kitapla toplumun ahlakını bozduğunu düşünerek kitabı yasaklar. El altından en çok satılan kitaplardan biriymiş öğrendiğime göre. Yazar hapisten çıktıktan sonra Amerika gitmiş.
Metdoht, Faize, Munis, Ferruhlika ve Zerrinkülah bu beş kadının hikayesini Tahran'in eteklerinde yemyeşil bahçeli bir evde birleşir.
İran denilince akla ilk gelen kadınların hayatlarının nasıl kısıtlandığıdır. Hal böyle olunca yazarımız öyküsünü masalsı ama insanın uykusunu getiren cinsten değil aksine uykusunu kaçıran bir dille yazmış.
Toplumun kadın üzerindeki baskısını, yargısını, ikinci sınıf insan muamelesini bu beş kadının acı hikayesi üzerinden anlatmış.
Mesela Munis iyi niyetli, yaşı biraz geçmiş, bekar bir kadın ona biçilen rol evde dur yemek-temizlik yap, sokağa çıkmadır. Bu kadın sokaktaki olayları izlemek için dama çıkar oradan düşüp ölür ama sonra dirilir, sonra abisi yine öldürür yine dirilir ve insanların aklından geçenleri okumayı bilir. Ölüp ölüp dirildigimiz durumlar olur ya güzel bir benzetme olmuş. Akıllardan geçeni biliriz ama elimizden bi şey gelmez.
Mesela Metdoht, bu kadın ağaç oluyor niye tam bilemiyorum. Bir yere ait hissetmek için mi, özgürce büyümek için mi orayı pek anlayamadım. Ve diğer kadınların hikayesi de ilginçti. Fakat anlatım bana bazen karışık geldi oralarda tam olarak ne anlatamaya çalıştığını anlamak için uğraştım.
İnce bir kitap hızlıca okunuyor fakat hızlıca sindirilemiyor.