Fanteziler belli bir yoğunluğa ulaştıkları zaman, bilinçte belirmeye başlarlar ve hastanın kendisinin de farkedeceği bir çatışma ortamı yaratırlar. Onu farklı karakterlere sahip iki ayrı kişiliğe bölerler. Ne var ki, bu ayrışma, (kullanılmadığı için) bilinçten akıp giden enerji bilinçdışı kişiliğin olumsuz özelliklerini, bilhassa çocuksu özelliklerini güçlendirdiği zaman, yani çok önceden, bilinçdışında hazırlanmıştır.
Kitlelerin boğucu gücü şu veya bu şekilde her gün gazeteler yoluyla gözlerimizin önünde resmi geçit yapar ve bireyin önemsizliği öyle kuvvetle aşılanır ki insan kendi sesini duyurabilme ümidini tümden kaybeder. O eskimiş liberté, égalité, fraternité (özgürlük, eşitlik, kardeşlik) fikirleri bireye yardımcı olamaz, çünkü isteklerini yöneltebileceği tek insanlar onun cellatları, yani kitlelerin sözcüleridir.