Gülüşünde anlayış vardı, anlayıştan çok fazlası. İnsanın hayatta dört beş kez karşılaşacağı, görene sonsuz güven telkin eden, eşine zor rastlanır bir tebessümdü. Bir an bütün dış dünyaya bakıyor veya bakar gibi yapıyor, ardından hakkında peşinen verilmiş olumlu yargılarla sana odaklanıyordu. Anlaşılmak istediğin kadar anlıyordu seni. Kendine inandığın kadar inanıyordu sana ve seni tam da yansıtmak istediğin, en güzel yüzünle kavradığına temin ediyordu.