Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yaban
10/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 17:21
Kurtuluş Savaşı kitapları okumayı seviyorum. Hafızayı canlı tutmak, emaneti muhafaza etmek açısından kıymetli buluyorum. Yaban da bunun en iyi örneklerinden birisi. Yakup Kadri, ustalığını konuşturmuş
Edebiyat
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · Birikim Yayınları · 197754,5bin okunma
Yaban Yaşar Kemal
9/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Bir gün Yaşar Kemal, hayranı olduğu Yahya Kemal Beyatlı ile karşılıklı oturup sohbet etme imkanı bulur. Bu imkanı sağlayan ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dur. Yahya Kemal ile Yakup Kadri roman konusunda konuşurken Yaşar Kemal araya girer ve roman hakkında birkaç söz eder. Yahya Kemal hiddetlenir. Çünkü karşısında genç bir adam ileri geri konuşur ona göre ve o gencin karşısında da Türk romancılığının en usta iki ismi vardır. Sen kimsin be adam der Yahya Kemal. “Ben Yaşar Kemal” der. Yahya Kemal ayağa fırlar ve “Aziiiiz Yaşar Kemal sen 412 sayfa roman değil şiir yazdın” der. (İnce Memed 1. Ciltten bahseder) Akabinde Yaşar Kemal yine söze girer ve der ki “Dostoyevski bir sözünde Rus yazarlar olarak Gogol’un paltosundan çıktık. Bir yazınızda bundan bahsedip nasıl Rus romanı Gogol’un paltosundan çıktıysa Türk romanı da Anadolu bozkırından çıkacak demiştiniz. Biz de her iki anlamda Yaban’dan geldik” Yakup Kadri Yahya Kemal’e; “Bak görüyor musun benim çocuklarım beni nasıl seviyor.” (Yaşar Kemal’e bakarak) Yaşar Kemal’in anlatmak istediği şey her iki anlamda da yabandan geldik derken Anadolu yabanından gelmek ve Yaban romanındaki Anadolu’nun tasviri ve Anadolu’nun öz anlatımıyla yabanın başarısıdır. Yine Zülfü Livaneli, Yaşar Kemal belgeselinde der ki; Yaşar Kemal’e kadar Anadolu coğrafyasını özümseyerek anlatabilen çok azdır. Çünkü İstanbul’un etrafından bakıp Anadolu’yu anlatmaya çalışan ile Anadolu’dan gelip Anadolu’yu anlatan arasındaki fark Türk romanında Yaşar Kemal ile mümkündür.
Edebiyat
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · Birikim Yayınları · 197754,5bin okunma
Puan vermedi·300 syf.··
2021 20. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2021 23:00
Kitap ilk başta savaşta gazi olup Anadoluya yerleşen bir askerimizin adapta olma çabası anlatıyordu. İnsanımızın tutucu , kaba taraflarını anlatıyordu. Kitap ilerledikçe harpın çıkışı ve Anadolunun ucra bir köyündeki tepkileri ve yansımalarını okuyucuya aktardı yazar . En son düşman askerlerinin dost gözüküp aslında bizi vatanımızdan etme din , dil , namusumuzu elimizden almak istediği ve halkın ne istediğinden çok düşman kendi düşüncelerini hükmettiğini eğer Mustafa Kemal Paşa Türkiye Cumhuriyetini kurmasaydı olan ve olacaklardan bir kesit yazılmıştı . Umarım okuyan herkes benim kadar keyif alır ...
Edebiyat
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · Birikim Yayınları · 197754,5bin okunma
7/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2020 132. kitabı
Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Yaban Yaban, söz konusu dönemde köylerin ve köylülerin durumunu ele alarak kurtuluş mücadelesine farklı bir perspektiften bakmaya olanak sağlıyor. Yazar bununla birlikte, yarattığı farklı statüdeki karakterlerle aydın-köylü çatışmasını da başarılı bir şekilde kurguya ekliyor. Anadolunun gözünden kurtuluş savaşı yıllarını anlatıyor.  "Ben burada diri diri bir mezara gömülmüş gibiyim. Hiçbir intihar bu kadar şuurlu, bu kadar iradeli, bu kadar sürekli ve çetin olmamıştı."
Yaban
Yaban
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
1000Kitap
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · Birikim Yayınları · 197754,5bin okunma
9/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
“Bir gün onlara ispat edebilecek miyim ki ben bir “yaban” değilim” Kahramanımız, yedek subay Ahmet Celal’in kolunu kaybettikten sonra, erlerinden biri olan Mehmet Ali’nin köyüne yerleşmesiyle başlayan kitabımız, baştan sona kadar Ahmet Celal’in gözünden duyguları, düşüncüleri ve eleştirilerini kaleme aldığı bir eserdir. Okurken kendinizi Anadolu’nun içinde bulacağınız bu kitapta, köylülerin cahilliği ve ahlaksızlığına birçok kez değinilmiştir. İstanbul’da yaşamış bir paşanın çocuğu olan Ahmet Celal, kolunu kaybettikten sonra, askeriyeden ayrılıp yurduna, İstanbul’a dönemiyor, çünkü o dönemde İstanbul ele geçirilmiştir. Erlerinden terhis olan Mehmet Ali, gidecek bir yeri olmayan Ahmet Celal’i de yanına alarak, kendi topraklarına getirip, kendi evini açıyor. Köyde kaldığı süre boyunca bir “ Yaban “ gözüyle bakılan Ahmet Celal’in tüm hal ve hareketleri, köy halkına uyumsuz ve değişik gelmiştir. Öyle ki, saçlarını taramasından, traş olmasına kadar tüm bu hal ve hareketlerine anlam veremeyen köy halkı, Ahmet Celal’e bir türlü ısınamaz ve onu sevemezler. Olayların akışın göre köy halkının yeri geldiğinde düşmana yol gösterecek kadar cahilliğine vurgulanan bu eser de, Mustafa Kemal’in ve silah arkadaşlarının başarılarına da çok kez değilmiş, halkın neden böyle olduğuna da sonuç getirilmiştir. Sıkılmadan, kolay ve anlaşılır bir dille yazılan eseri sizin de seveceğinizi tahmin ediyorum ve daha önce hiç kitaplarını okumadığım Yakup Kadri’yi benimle tanıştıran arkadaşa teşekkür ederiyorum :) Keyifli okumalar.
1000Kitap
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · Birikim Yayınları · 197754,5bin okunma
Puan vermedi·300 syf.··
2021 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2021 01:53
Ahmet Celal'in köylülerce "yaban" sayılışının nedenleri ve kendisinin yabanlığının bilincine varış sürecini çok güzel ele almış roman.Yazar milli mücadele dönemini gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirmiş.Ki bu özelliğiyle kitap "Madam Bovary"e benzetilebilir.Benim enlerim arasına girdi bile
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · Birikim Yayınları · 197754,5bin okunma
Yaban Hakkında Düşüncelerim
9/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Yavaş yavaş okudum kitabı. Geçmişteki yaşananları düşününce daha iyi anladım vatanımın kıymetini. Bu vatan toprakları hiç kolay kazanılmadı. Bölmeye çalıştılar kutuplaştırarak halkı... Hâlâ aynı kurgunun içerisindeyiz. Bir sürü kişi mücadele verdi bu vatan için. Halkın desteği, cephe arkasında savaşan analarımızın emeği olmasaydı bu zafer kazanılmazdı. Bazı kişiler bilinçsizdi, evet. Ama köylüler için bu kadar kötü kelime kullanmak gerekli miydi? Daha objektif bir dille anlatılamaz mıydı? Karaosmanoğlu, suçu köylüde değil de aydında bulduğunu söylemesine karşın neden onlara karşı kötü söz kullanmadı? Kitabı, karakterin kendisiyle dertleşmesi şeklinde yazdığı için olabilir. Biz de kendimizle kaldığımızda sevmediğimiz şeyler hakkında söylenip sevdiğimiz şeyleri yüceltmiyor muyuz? Kitabı da önemli yapan sebeplerden biri de bu tarzı olabilir. Tek fark sevdiği kadını, köylü olduğu için tasnif ederken hoş ifadeler kullanmaması... Kitabın geneline baktığımızda karakterin kadınlar hakkındaki düşünceleri çok kötü. Vatan kaybı ihtimalinden, savaşın yapılmasından duygusal olarak etkilenmeyen bir köy var mıydı? Köy olarak değil de insan olarak vardı. Bir köyü tamamen umursamaz insanlarla kurgulamak ne kadar doğru? Aslında köylüler de doğru bildiğini savunmuşlardı. Yazar da bu noktada suçu aydınlara atıyordu, halkı bilinçlendirmediği için. Dışarıdan gelen birisini dışlanması konusunda daha önce hiç düşünmemiştim. Düşündüğümdeyse günümüzde bile örneklerinin olduğunu fark ettim. Güzel bir kitaptı. Altını çizdiğim bir sürü cümle oldu.
Edebiyat
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · Birikim Yayınları · 197754,5bin okunma
8/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2020 21:39
Kurtuluş Savaşı yıllarında Çanakkale gazisi bir Türk subayının geçmişini ardında bırakıp büyük beklentiler ile Anadolu’da bir köye yerleşmesi ile başlayan Yakup Kadri romanıdır. Yakup Kadri kitabında Anadolu insanının yaşam biçimini, hayata bakışını sert bir dille eleştirmiştir. Kitabı okurken bazı tasvirler Anadolu insanından nefret etmenize veya yazarı eleştirmenize neden olabilir. Fakat okumaya devam ettikçe bu eleştirilerden Türk aydınınında nasibini aldığı göreceksiniz. Ayrıca akıcı bir kitap, kısa sürede bitirebilirsiniz.
Edebiyat
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · Birikim Yayınları · 197754,5bin okunma
Puan vermedi·300 syf.··
2021 5. kitabı
Coook eskiden kitap okumak daha güzeldi... Alışkanlık idi.. Genctik..bu yazarlar daha revactaydi tavsiye ederim...... Okumadan anlaşılmaz.. Yaşanmaz......
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · Birikim Yayınları · 197754,5bin okunma
Puan vermedi·300 syf.··
Beğendi
·
2016 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2016 00:41
Tek kollu Celal köyde yabancı gibi yaşamiş. Farķli gizemli bir yaşam.... Güzel bir kitap..Her dönem okunan ; bir kitap , bir yazar..Listenize alin derim ...
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · Birikim Yayınları · 197754,5bin okunma

Yazar Hakkında

Yakup Kadri KaraosmanoğluYazar · 29 kitap
27 Mart 1889´da Kahire´de doğdu. İlköğrenimine ailesiyle birlikte gittiği Manisa´da başladı. 1903´te İzmir İdadisi´ne girdi. Babasının ölümünden sonra annesiyle yine Mısır´a döndü, öğrenimini İskenderiye´deki bir Fransız okulunda tamamladı. 1908´de başladığı İstanbul Hukuk Mektebi´ni bitirmedi. 1909´da arkadaşı Şehabettin Süleyman aracılığıyla Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. 1916´da tedavi olmak için gittiği İsviçre´de üç yıl kadar kaldı. Mütareke yıllarında İkdam gazetesindeki yazılarıyla Kurtuluş Savaşı´nı destekledi. 1921´de Ankara´ya çağrıldı ve bazı görevler verildi.  1923´te Mardin, 1931´de Manisa milletvekili oldu. Bir yandan da gazeteciliğini ve roman yazarlığını sürdürdü. Kadro Dergisi 1932´de Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile birlikte Kadro dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Savunduğu bazı görüşler aşırı bulunduğu için Kadro dergisinin 1934´te yayımına son vermek zorunda kalmasından sonra Tiran elçiliğine atandı. Daha sonra 1935´te Prag, 1939´da La Haye, 1942´de Bern, 1949´da Tahran ve 1951´de yine Bern elçiliklerine getirildi. 27 Mayıs 1960´tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. Siyasal hayatının son görevi 1961-1965 arasındaki Manisa milletvekilliği oldu. 13 Aralık 1974´te Ankara´da öldü.  Yazı Hayatı: Karaosmanoğlu yazarlığa Ümit, Servet-i Fünun, Resimli Kitap gibi dergilerde başladı. Fecr-i Âticiler´in `sanat şahsî ve muhteremdir` görüşünü paylaştığı ve `sanat için sanat` yaptığı bu ilk döneminde Nirvana adlı bir oyun, makaleler, denemeler, düzyazı şiirler ve öyküler yazdı. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sırasında ülkenin durumu, sanat anlayışını değiştirmesine yol açtı. Türk toplumunun çeşitli dönemlerdeki gerçekliğini sergilemek istediği için bir ikisi dışında eserlerinde belli tarihi dönemleri ele aldı. Kiralık Konak I. Dünya Savaşı öncesinin, Hüküm Gecesi II. Meşrutiyet´in, Sodom ve Gomore Mütareke döneminin, Yaban Kurtuluş Savaşı yıllarının, Ankara Cumhuriyet´in ilk on yılının, Bir Sürgün II. Abdülhamid döneminin işlendiği romanlardır. Panorama 1923-1952 yıllarını kapsar. Karaosmanoğlu 1920´lerden sonra iyimser bir devrimci görünümündeyken, sonra umutlarını yitirerek romancılığını devrimci yönde kullanmaktan vazgeçmiştir. 1955´ten sonra da anı kitaplarından başka bir şey yazmamıştır.Romanları arasında en ünlüleri Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban´dır. Nur Baba Nur Baba, Karaosmanoğlu´nun ilk romanıdır. 1922´de kitap olarak çıkmadan önce gazetede yayımlanmıştır. Ama yazılışı ondan sekiz dokuz yıl öncesine gider. O yıllar Karaosmanoğlu´nun Eski Yunan ve Latin edebiyatıyla ilgilendiği ve Çamlıca´daki bir Bektaşi tekkesine devam ettiği dönemdir. Nur Baba´yı Euripides´in Bakkhalar´ından esinlenerek ve tekkedeki gözlemlerine dayanarak yazmıştır. Roman, öykü ve makaleleri ile Türk toplumunun Tanzimat’tan bu yana geçirdiği değişiklikleri anlatmış bir yazardır. Asıl ününü romanları ile sağlayan yazarın en ünlü romanları Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban'dır. Edebiyat yaşamının başında Fecr-i Ati edebiyat topluluğunun kurucu üyeleri arasında yer almış; daha sonra bireyci düşüncelerden uzaklaşarak toplumculuğu kabul etmiş bir yazar olarak değerlendirilir. Milli Mücadele yıllarında ve sonrasında etkin bir siyasal yaşam sürmüştür. Milli Mücadeleden itibaren Atatürk’ün yakın arkadaşları arasında yer almış; TBMM II., IV., XII. dönemlerde milletvekilliği yapmıştır. Kadro Dergisi'nin kurucularındandır. Dergi, devrin yöneticileri ile fikir ayrılığına düşüp Kemalizm’i değiştirmekle suçlanarak kapanmasından sonra diplomat olarak yurtdışında çeşitli görevlerde bulunmuştur. Anadolu Ajansı'nın kurucularındandır, ömrünün son yıllarında ajansın yönetim kurulu başkanlığını yapmıştır.