Manevî Hayatın Merkezi Olmalı
❁ ❁ ❁
Dinlerin manevî telaffuzları metafizik boyutunda ifade edilme gerekliliği ve çabası haizdir. İslâm kaynak ve geleneği metafizik çevresinde güçlü karakterler ve yansımaları mevcuttur. İslâm maneviyatı karakteri ifade etme çabasının birçok çevrelerden bir tanesi olan “Tradisyonalist” – “Perennialist” temsilcilerinden Frithjof Schuon (Îsâ Nûreddin) (1907 – 1998); Kuzey Afrika yolculuğunda Şeyh Ahmed el-Alevi ile tanışarak müslüman oldu. Metafizik, maneviyat, sanat ve ahlak konularında İslâm ve Ezeli Hikmet, İslâm’ın Metafizik Boyutları, İslâm’ı Anlamak, Manevî Perspektifler gibi eserleri yazarak aslî din öğretisi konularında İslâmî değerlerin metafizik yorumlarını geliştirmeye çalıştı. İntegral Antropoloji, Ontoloji ve Kozmoloji, Manevî Perspektifler, Muhtelif Konular başlıklarıyla “Bir Merkeze Sahip Olmak” kitabını dört bölümle; İnsan – Tanrı ilişkisi boyutlarından “Merkeze Sahip Olmak” anlamının çerçevesini anlatmakta.
Kalbin ve iradenin varlığını aradığı ve bulmaya çalıştığı hâl; ruhun hayat sahasıdır. Ruh, hayat sahasında bir dayanağa sahip olmak ister, bu da bir kaynağa, bir merkeze ihtiyaç duyar. İnsanın merkezsizden bir merkeze sahip olma noktasında Frithjof Schuon; Semâ'ya samimi bir şekilde yönelen, Tanrı ile olan ilişkisi ona bir merkez bahşeder. İnsan hayat sahasında arayış ve var olma çabasını Ezelî’ye seslendiğinde her zaman için merkeze bağlanmış olur. “Bir Merkeze Sahip Olmak” Başlığında Schuon; insanlığın zihin tarihine etkisi olmuş düşünürlerin fikirleri ve bu fikirlerin gelenekleşmiş yönlerini ele almakta. Merkezî öz bakış acısının insanı özgür iradesiyle merkezini, kimliğini ve kaderini seçmekle cevherini oluşturmaktadır. Schuon, özgürlüğün; bizleri özgürleştiren/kurtaran bir merkeze sahip olmamızla