Eğer Allah'ın yazdığı senaryo ve çizdiği resim üzerinde yoğunlaşmak istiyorsak atacağımız ilk adım seyretmek olacaktır. Tabiatta bir kafe yok, insanlar yok; sadece manzara ve o manzarayı seyretmekten doğan manevi bir keyif var.
.../modernitenin en büyük silahı zihinlerimizi esir etmesinden başlıyor. Kendisi dı şında hiçbir şeyi kabul etmiyor. Benim dışımda bir hayat tarzı düşleyemezsin diyor. Oysa her şeyin sahibi Allah'tır.
Aslında insan, ancak içindeki aydınlık kadar dışarıda aydınlık buluyor, içindeki güzellik kadar dışarıda güzellik buluyor.
Bizler güzel gören gözlere sahip isek dışarıdaki güzelliği de çok daha iyi idrak edebiliyoruz. İçimizde bir huzur varsa dış âlemin huzursuzluğu içimize girmiyor. O içsel huzur insana bir kalkan oluyor. Ben bu iç huzuru, insanın sadece maddi âlemde yaşamaması olarak anlıyorum. Yani bir ayağımız maddi âlemde durup öbür ayağımızla manevi âlemleri gezdiğimizde, Allah'ımızla birlikte olduğumuzda huzursuzluğumuz da azalıyor. "Allah'ımız var ne gamımız var" demiş bir büyüğümüz.