"Oğulcağızım! Yol ikidir. Biri aşağıdan yukarıya çıkmak, di- ğeri de yukarıdan aşağıya düşmektir. "Sana bu konuda bir örnek vereyim: "Kapımızda bulunanlardan birisi adaletle, hakla hareket et- mezse, yanımızda bir mevkiye sahip olabiliyor mu? Ama ada- letle, hakla hareket ederse, her gün bize biraz daha yaklaşmış olmaz mı? İnsan da böyledir. İnsan adaletle hareket ederek bü- tün ışıklara baskın olan ışıklar evrenine yaklaşmak için, yar- dımcıları olan bedensel güçlerini akıl yolunda yürütürse, bir süre sonra, o evrene ulaşma konusunda bir yol almış olur. Bu ilk yolu almış olmanın belirtisi, herhangi bir kimsenin gözün- de, aşağı evrendeki işleri eleştirecek ölçüde ışık ortaya çıkması- dır. "Bundan sonra, yolun ortasına gelmiş ya da orta yola ulaş- mış olan kimse aşağı evrene durmadan gelen ışıkları görebile- cek dereceye yükselmiş olur. "En son ve en yüksek basamağa yükselmiş olan kimse, var- lıkların gerçekliklerini görmüş, öğrenmiş, bunların gerçeklikle- rine ermiş, adalet ve hak doğrultusunda bunlar üzerinde tasar- ruf yapma hakkını kazanmış olur. Sana şunu söylerim ki: "Eğer sen, senin her sevdiğini kabul eden ve her istediğini yapan bir kadına sahip olmak istiyorsan, buna olanak yoktur. Eğer iman yoluna girmek ve güvenlik içinde bulunmak istiyor- san, bu Absal faciresinden kendini kurtar, koru... "Senin ona gereksinimin yoktur. Onunla düşüp kalkmaktan sana yarar gelmez. Sen, bu evrenin giysilerinden soyun; ben sa- na yüce evrenden bir kız alayım. O, seni sonsuz birlikteliğine ulaştırır; aynı zamanda, Allah da senden hoşnut olur..."
Sonsuzluğun diyarından mı geldin Ağlarken de, gülerken de güzeldin Toprağından kaldı bende bu yare Sen baharın yâr gününde açan gül Ben baharın her gününde avare
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
sahi aşk neydi?
Aşk: Züleyha'nın "Yusuf!" diye ah etmesi Yakub'un ağlamaktan gözlerini kaybetmesi İbrahim'in ateşe vakurca yürümesi İsmail'in Allah'a kurban edilmesiydi Eyyub'un hastalıkla şifa bulması Yunus'un balığın karnında Allah'a yakarması Rahmet peygamberinin Hatice annemize vefası "Yâr'i gâr"ın dizlerinde efendisini uyutması Fatma'nın babasını herkesten sakınması Aişe'nin O'nun ardından hayranlıkla bakması Hüseyin'in Kerbela'da onurluca baş vermesi Ethem'in tacı tahtı bırakması Mansur'un darağacına gülerek çıkması Âşığın maşuka feda-yı can etmesiydi Hülasa, aşkın ta kendisi olan Hakk'ın Gönüllerde tecelli etmesiydi Ve hakiki aşk vefakâr yiğitlerin işiydi!
Sayfa 17
“Bize Allah kâfidir! Umarım ki onun katında büyük mükâfat alırız...Ey bütün Nebileri, dostları alan dünya; Kimseye yâr olmazsın her şeyin yalan dünya!.. Lâkin onun menbâı sadece yüce “DİN”dir!.. “Ben hikmetin eviyim; Ali de onun kapısı...”
Beni içimdeki yâr Gezdirdi diyar diyar Sizin olsun tanrılar Bana Allah'ı verin.
Alıntı
Yâ Alî! Mazlûmun inkisârından [kalbinin kırılmasından] sakın ki, Allahü teâlâ onun beddüâsını, kâfir de olsa kabûl eder.
Sayfa 344·Kitabı okuyor