Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Halbuki ne şeytanı azizim ne şeytanı ? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması. İçimizde ki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu. İçimiz de şeytan yok. İçimizde aciz var, tembellik var.