uçuşan bir kağıt parçası

Çıt diye kırılıyor iki insan. Bir vakit kaynadıkları yerden. Kimse duymuyor. Arabalar geçiyor sokaktan. Çocuklar koşuyor. Küfrediyor biri. Bir kadın camdan bağırıyor mahalle bakkalına: "Kadir, iki ekmek!" "Tamam, abla! Hemen!" Pof diye bir torba iniyor gökten yolun ortasına, başka bir kadın her gün aynı saatte çöp torbasını ahveriyor mutfağın camından. Kimse duymuyor o incecik kırılma sesini, hayatın gürültüsü pahrhsı içinde. Bir tek ikisi.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Babam ölmüştü birkaç ay önce. İyi değildi epeydir. Pek konuşmazdık babamla, ergenlikten bugüne sarkmış bir ayrı gayrılık, sorsan anlatamam niyesini. Aynı dünyaya dahil olamadık işte. Ayda yılda bir görev icabı yaptığımız "ee daha daha nasılsın?"a varıp da tıkanan, çoğu sessizlik telefon konuşmaları dışında, annemdi aramızdaki tek köprü. Zaten az konuşan bir adamdı. Hastalıktan sonra iyice içine kapanmıştı. Annemden alırdım havadislerini, annem bizim yerimize severdi ikimizi; "Baban çok öpüyor, çok özledim kızımı, gelsin diyor," derdi telefonda bana. Babam bilirdim o sırada çıt çıkarmadan televizyona bakar olurdu. "O da seni çok özlemiş Cemal, gelecekmiş yakında," diye seslenirdi babama annem. İkimizin sessizliğini, sevgisizliğini bastırırdı annemin sesindeki gerçek olmayan neşe. Hepimiz inanır gibi yapardık o görev icabı saadete.
Kalbinin bir ucunu bir başkasınınkine teyellemek istiyor insan. Hepsi hepsi bu.
Evet, %2,5 nüfus oranı ile bizim "zat"ları mübarek ama suretleri biraz arsız Yahudi kardeşlerimiz Hollywood'un en üst yönetim kademelerinin %60'ına sahiptirler. Oran hesaplandışında bu teslimiyet Yahudi olmayanlara göre %2000 bir fazlalık gösterir.
Sayfa 106·Kitabı okudu