Gerçek bir olaydan esinlenilerek kaleme alınan Asılacak Kadın, kadın bedeni üzerindeki baskıyı, toplumun ikiyüzlü ahlak anlayışını çarpıcı bir dille sorguluyor. Melek’in suçlu mu, kurban mı olduğu sorusu okuru rahatsız edici bir hesaplaşmaya sürüklerken, Pınar Kür’ün anlatımı hikâyeyi daha da etkileyici kılıyor. Bu roman, kadını sürekli suçlu ilan eden sisteme karşı sert bir eleştiri niteliğinde ve güncelliğini hiç kaybetmiyor.
Romanı okurken kendimi zaman zaman öfkeli, zaman zaman çaresiz hissettim. Çünkü anlatılan hikâye sadece geçmişin bir kesiti değil; günümüzde de karşılaştığımız kadının toplum içindeki yerini sorgulatan bir gerçeklik. Asılacak Kadın, yargının ve toplumun adalet anlayışına dair sert bir eleştiri niteliğinde. Kadınları sürekli suçlu ilan eden bir sistemin iç yüzünü görmek isteyen herkesin okuması gereken bir roman.