Kalbini Allah ile meşgul edip, onu nefsanî istek ve arzuların yol açtığı hastalıklardan iyileştiren kişi, çokça nafile namaz kılıp, oruç tutan kimseden daha üstündür. Namazı gönül rahatlığı ve dirliğiyle kılmayan kimse, hükümdara yüz adet boş sandık hediye eden kimse gibidir. Bu hareketiyle cezayı hak eder ve devamlı surette eleştirilir.
Gönül rahatlığıyla namaz kılan kişi ise, hükümdara bin dinar değerinde bir yakut hediye eden kimse gibidir ki, hükümdar bu hediyesinden dolayı her fırsatta o kişiden bahseder.
Sana gerekli ve faydalı olan, çok amelde bulunman değil, amelini güzel ve doğru biçimde yerine getirmendir. Güzel yapılmamış çok amel, para etmeyen bir sürü paçavra elbi seye benzer.
Doğru ve güzel amel az da olsa, pahalı ve az bulunan elbiseye veya hacmi küçük fakat değeri büyük mücevhere benzer.
Kalbi hasta olan insan takva elbisesi giymekten menedilir. Kalbin hevâ ve şehvet hastalıklarından iyileşirse, takva hayatının ağır yüklerine kolaylıkla tahammül edersin. İnsanın ibadetten haz alamaması, kalbinin şehvetten dolayı hastalandığını gösterir.
Günahı çokça işleyip, ardından istiğfarı da çokça yapan insan, aşırı miktarda zehir içip, ardından bolca panzehir kullanan kişiye benzer. Ona: “Belli olmaz, bakarsın, bir gün panzehiri içemeden ölüm seni yakalar ve helak olursun.” denir.