Sen güzel ahlakın sadece insanlarla iyi ilişkilerde bulunmak olduğunu mu zannediyorsun? İnsanların haklarına riayet edip de Allah’ın haklarına saygı göstermeyen insan güzel ahlak sahibi değildir. Hatta sen Allah’ın haklarını gözetip, emir ve yasaklarına uygun hareket edinceye kadar güzel ahlak sahibi kabul edilmez ve övülmezsin.
Dünya cüzzamlı, alaca hastalığına yakalanmış, ipek elbise altına kendini gizlemiş ihtiyar kadına benzer. Mü’min elbisenin altındaki zahir olduğu için, ondan nefret eder.
Tartışma esnasında karşısındakine: “Sen kim oluyorsun ki, seninle konuşayım” denilerek giyilen kibir elbisesinden daha eski ve kokmuş hiçbir elbise giyilmemiştir. Bu şekilde ilk helak olan şeytandır.
Bu yüzden bu gibi davranışlardan uzak dur. Karşındaki insan topal, cüzzamlı ve uyuza yakalanmış bile olsa kalbin deki “lâ ilahe illallah” tevhid kelimesinin hürmetine onu küçümseme, hor görme.
Herkes hakkında iyi düşünceler taşı ki, kurtuluşa eresin.
Nice ibadet ve taat edenler vardır ki, bencillikleri yüzünden helak olmuşlardır.
Nice günahkârlar da vardır ki, kalblerinin kırık olması affedilmelerini sağlamıştır.
İnsanın amel defterini tutan Kiramen Kâtibin melekleriyle arkadaşlık, onlara sadece iyilikler yazdırmakla olur.
Kur’an ve Sünnetle arkadaşlık, her ikisinin içindekileri yaşamakla olur.
Gökyüzü ile arkadaşlık, onun yaratılışı üzerinde derin düşüncelere dalmakla olur.
Yeryüzü ile arkadaşlık, üzerinde olanlardan ibret almakla olur.
Manevî mertebe sahibi olmak, arkadaşlık şartlarından değildir.
Allah ile arkadaşlığın anlamı: O’nun iyilik ve nimetleriyle arkadaşlık etmektir. Kim nimetlerinden dolayı Allah’a şükreder, belalarına sabır gösterir, emirlerini yerine getirir, yasaklarından uzak durur ve ibadetleri ihlâs ile yaparsa, o kişi Allah ile arkadaşlık etmektedir.
Böylece dostluk da meydana gelmiş olur.