Allah İlahî gerçekleri görmene, bilmene engel olan perdeyi senden kaldıracak olsa, her şeyin konuştuğunu, her daim Allah’ı tesbih ve zikir ettiğini görürdün. Fakat kusur sende olduğundan İlahî perde de sendendir.
Allah’ın veli kulları ile ashab arasındaki fark büyüktür.
Velilere kerametler, Allah Resûlü (s.a.v.)’ne tâbi olmakta onların seviyesine ulaşamadıkları için verildi.
İnsanlardan bazı kimseler: “Velilerin kerametleri vardır, hâlbuki sahabîlerin yoktur.” derler.
Hâlbuki sahabîlerin Hz. Peygamber ile arkadaşlıkları ve sohbetleri en büyük keramettir.
Bundan daha büyük keramet ne olabilir?
Eğer sen Allah’a yakınlaşmış olsaydın devamlı olarak sokağında, evinde ve her yerde O'nun hitabını duyardın. Fakat doğrusu şu ki, uyanık kimse görür ve duyar. Gafilin gönül kulakları duymadığı gibi basireti de kördür. Böylelerine perde konulmuştur.
Eğer halktan yana ilgi ve beklentini kesmiş olsaydın, Allah ile dostluk kapısı sana açılırdı. Allah’ın veli kulları, nefislerini halvet ve uzletle yendiler de İlâhî sırlara vakıf olup, O’nunla dost oldular.
Eğer sen de kalbinin aynasını kir ve pastan temizlemek istiyorsan, onların terk ettiklerini sen de terk et. Onlar dikkat ve ilgilerini Allah’tan başkasından uzak tuttular. Bunun yerine Allah ile dostluk kurdular.