Gün geçtikçe aptal çocuk bu fikirlere iyiden iyiye kapılmaya başladı...
Eğer yeterince insan size bakarsa, bir daha asla başka birinin dikkatini çekmek zorunda kalmazdınız.
Eğer bir gün yakalanıp yeterince teşhir ve ifşa edilirseniz, bir daha asla saklanamazdınız. Sosyal hayatınızla özel hayatınız arasında bir fark kalmazdı.
Yeterince kazanıp başarılı olursanız, başka hiçbir şey kazanmak veya yapmak istemezdiniz.
Yeterince yiyip uyursanız, daha fazlasına ihtiyacınız olmazdı.
Yeteri kadar zeki olursanız.
Günün birinde yeteri kadar seks yapabilirdiniz.
Bunların hepsi küçük çocuğun yeni hedefleriydi. Ömrünün sonuna kadar göreceği hayallerdi. Bunlar şişko herifin gülüşünde gördüğü vaatlerdi.
"Bu ülkede demokrasi var," dedi adam. "Bir anlamda tabii. İnsanların istediklerine sahip olma hakkı var. Sizce ne yapmalıyız? Onları eğitip nasıl davranmaları, nasıl düşünmeleri gerektiğini mi öğretmeliydik, komunistler ya da faşistler gibi?"
Kalabalık bir yerde, mesela bir maç yerinde çehrelere dikkat edersen, birbirinin tam benzeri iki kişi göremezsin. Yeryüzünü şenlendiren milyonlarca insandan birbirinin tam eşi iki ferde rastlayamazsın. Hekimler bile organik hassaları ve reaksiyonları birbirinin aynı iki hasta bulamıyor.