Yavuz

Hikmet Benol’mak
10/10
·479 syf.··
2024 11. kitabı
Romanda Atay, sıklıkla ‘ben’ problemine işaret ediyor. Fazlasıyla “-mış gibi yapmak” ile ben’in atıldığı çukuru eşelemekle uğraşıyor. Bu bağlamda ana kahraman Hikmet Benol’un parçalanmış kişiliği ve doğasını irdeliyor. Ne var ki Benol’un isminin de ihtiva ettiği bu ben olma sorunu, bir kopyalar zinciri arasında yitip gidiyor. “kişiliği korumak için bazen yaşamamak gerekiyor.” Atay’ın tasarladığı bu karmaşık hikaye örgüsü, onun anlatısının yapısının yaşanılan bu ‘ben’ sorunuyla ne kadar ilintili olduğunu göstermeye çalışması şeklinde okunmalıdır. İnsanlığın en uzak geçmişine değin uzanan bu varoluşsal kaygı, bir anlamda kelimelerin bazı anlamlara gelip bazı anlamlara gelmeyeceği fikriyle yüzleşmeye benzemektedir.
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Korkuyu Bekle
9/10
·202 syf.··
2024 13. kitabı
Oğuzcum Atay, bu öykülerde ağırlıklı olarak yabancılaşma, uyumsuzluk, toplum eleştirisi, yalnızlık, hayatın anlamsızlığı ve insanın varoluşsal sancılarını ele alıyor. Paranoya, ruhsal yolculuk, şizofreni ve kabuslarla yaşayan karakterler doğru ve yanlışları da toplumdan ve yönetimden bağımsız olarak bizzat kendileri deneyimliyor. Kahramanlar ağır bir mutsuzluk ve karamsarlık haliyle toplum içinde hastalıklı insanlar olarak sivrilip kendi mağaralarını arıyor. Öykülerde bireyin yaşama imkanlarını gözetmeyen çağdaş ilkelerin, toplumsal dayatmaların, onu nasıl bir girdabın içine ittiği ve nasıl yok ettiği işleniyor. Toplumsal normları reddeden sanatçı, finalde genellikle eylemsizliğin tasviri olan ölüme gidiyor. Bu ölümü yer yer bir başkaldırı yahut cezalandırma olarak da görmek mümkün.
1000Kitap
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
O zamanlar daha Olric yoktu
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
Oğuzcum Atay.. Biçimsel olarak James Joyce’yi andırsa da kurgusu, anlatım tekniği ve olanaklarıyla son derece özgün bir eser olduğu ortada. Romanı büyük ölçüde saran bilinç akışı ile hem hakim anlatıcı hem de ben anlatıcısı birbiri yerine geçiyor sürekli. Biraz kaotik gibi görünen bu yapıyı kuvvetlendirmek için de Olric’i devreye sokuyor. Olric anlatım olanaklarının nereye kadar gidebileceğinin çok sağlam bir örneğidir bu anlamda. Romanda Selim ve Turgut’la kendimizi sürekli özdeşleştirip onların macerasını yeniden yaşayıp duruyoruz zihnimizde. Ayrıca Olric bizim yalnızlığımız, vicdanımız, korkaklığımız, kraldan çok kralcılığımız, kederlenmemiz, efendimiz ve kölemiz… Hepimizin sarıldığı bir Olric var.
1000Kitap
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma