Günümüz insanının içinde bulunduğu bunalımların temelinde hiç şüphesiz ki, pozitivist eğitim ve dünya görüşü, kapitalist düşüncelerin beslediği maddeci hayat anlayışı, dini değerlere sırt çevirmiş maddeci ilim anlayışı ve alemin mekanik açıdan izahı bulunmaktadır. Farklı akademisyenlerin bulunduğu 15 makaleden oluşan kitapta, toplumda bu zihniyetin yerleşmesiyle ortaya çıkan problemlere ve bu problemlerin müssebibi sayılabilecek teorilere ve daha çok ateizm, deizim ve nihilizm gibi sorunlara değinilmektedir. Batı'da ortaya çıkan ve tüm dünyayı saran bu "izm" lerin İslam dünyasına olan etkileri yadsınamayacak derecededir. Bundan dolayı temel noktasında nihilist düşünceyi oluşturan zihinsel ve teolojik zeminin doğru tahlil edilmesi ve buna göre önlemler alınması gerekir. Zira Nietzsche gibi nihilizmin en önemli temsilcileri bile Batı uygarlığının son dört asırlık serüveninin mantıksal sonucunun nihilizm olduğunu söylemesi aslında Müslüman entelektüellere önemli bir uyarı niteliğindedir. Çünkü neticede Batı kültürünün deizm ile başlayan ve ateizmle devam eden bütün seküler başkaldırıları aslında Hristiyanlığa yöneliktir. Kitap, bundan dolayı Müslüman entelektüellerin, İslami tefekkürün manevi boyutunu da inkar etmeden dinin temel meselelerini rasyonel, makul bir şekilde izah etmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
+ "Tam da istediği her şeye sahip olduğunu, her şeyi anlayıp, hakikati elde ettiğini düşündüğü an, yitirivermiştir varlık ve değerlerini insan. Ziyadesiyle etkili görüntü ve duyguya öylesine maruz kalmıştır ki insan, duygularına ve varlığına yabancılaştığı yerde, nihayetinde varlık ve değerlerine olan inancını da yitirivermiştir. "