“Ölüm, özgürlük, yalıtım ve anlamsızlık” kaygılarının insanın hayatında ne kadar büyük yer kapladığını herkes tahmin eder. Bu kaygıları Yalom’un varoluşsal psikoterapi kuramıyla birlikte çözümlemek gerçekten güzeldi. Kitaba başlarken içinde bulunduğum ruh hali ile kitabı bitirdiğim andaki ruh hali arasında dağlar kadar fark olduğunu gözlemleyebiliyorum. Kitapta en çok etkilendiğim kısımlardan birisi şuydu:
“İnsanın varlığı ona yalnızca verilmemiş, ondan talep de edilmiştir. Kişi varlığından sorumludur; eğer sorulursa, "kendisinden ne meydana getirdiği" sorusuna yanıt vermesi istenir.” Bu sebeple kendimden ne oluşturduğum benim sorumluluğumdur diyerek hayatımı daha anlamlı yaşamak için öğrendiklerimi uygulayacağım. Çünkü “İnsan hayatı umutsuzluğun diğer tarafında başlar.”