Midye kabuklarındaki helezonu dikdörtgenler içine yerleştirdiğimiz zaman, Fibonacci dizisine uygun bir yapı ortaya çıkıyormuş. Fibonacci dizisi 0,1,2,3,5,8,13,21,34,...şeklindedir. (Yani dizideki her sayı, kendinden önceki iki sayının toplamıdır.)
Bir midye kabuğu veya bir ayçiçeği küçük bir şeydir. Sayıların peş peşe yazılması da küçük , önemsiz bir şey sayılabilir. Ama midye kabuklarında ve ay çiçeklerinde bu sayı dizisinin ortaya çıkması, işte bu büyük bir şeydir. Küçük şeylerde, küçük olasılıkların, sürekli bir kesinlikle gözükmesi büyük bir şeydir.
Siz muhteşem bir evrende yaşayan ve onu beyninde taşıyabilen bir varlıksınız.
Madem böyle muhteşem insanoğlu, o halde niçin böylesine yalnız, mutsuz ve öfkeli...
Sürekli " evet - hayır " diye cevap vermek zorunda kalan bir tanık (ya da zanlı) çok bunalmış, hakime " Sayın hakim, izin verirseniz sayın avukata bir soru soracağım; ama o da yalnızca benim gibi evet veya hayır diyebilsin " demiş. Fıkra bu ya, hakim de izin vermiş. Bunun üzerine tanık avukata dönüp " sayın avukat, hala uyuşturucu kullanıyor musunuz? " diye sormuş. Avukat " Hayır " deyince tanık keyifle hakime dönüp " Başka sorum yok " demiş.
Rasyonel zihin, sağ lob insanlarını anlamaz.
Lao Tzu şöyle der : " Bütün dünya sanki çok akıllı, sadece be şaşkınım; bütün dünya sanki çok emin, sadece benim kafam karışık. " Bir sağ lob insanıydı.