Puan vermedi·%38 (169/440 syf.)·
Bu kitabı tamamen texting diye okumak istemiştim. Hani hem çabuk biter hemde şu sıralar romantik bir kitap okuma isteğimi karşılar demiştim. Ama gerçekten beklentimi karşılayamadı. 169 sayfa falan okuyabilirdim sadece. Kitabın konusu Safir yetenek sınavına girecek ve bunun için taslaklar çıkarmış. Sınav taslakları inceleyecek. İyi bir sonuç çıkarırsa sergisini açacak. Kafede o defteri kaybediyor. Sonra bir erkek bu defteri buluyor ve bu kızın kimseye söylemediği hesabına yazıyor. Kızın yetenek sınavına üç gün falan kalmış bu arada. Sonra bunlar konuşmaya başlıyor. SPOİ KISMII Bu Safir çok saf ve salaktı gerçekten. Birde sürekli hakaret edip duruyor. Bomboş hakaretler ve tehditlerle bunlar konuşuyor. Erkek de salaktı. Bı de kızın babası berbat biri -her Wattpad kitabında olduğu gibi- , anneside bunu umursamıyor. Her şeye susuyor. Bu Safir'in de bir eski erkek arkadaşı var . Bunun ailesi ile bu eski erkek arkadaşı arkadaş. Sonra bu yetenek sınavına az bir süre kala bu eski erkek arkadaşı ayrılıyor. Zaten kızda konuştukları kafede unutuyor defteri. Sonra Milas'a geçiyor. Bunlar konuşuyor. Ama yani sadece saçma sapan konuşuyorlar. Kız bir hakaret ediyor bir edebiyata geçiyor. 18 yaşında bir kızın böyle konuşması da saçma geldi. Hal böyle olunca benim de okuma hevesim gitti. Yarım bıraktım. Bir dahada okumaya çalışmam. Ben beğenmedim.
SafirCemal Latifoğlu · Athica Yayınları · 2025178 okunma
Yüzeysel
Puan vermedi·256 syf.··
2026 2. kitabı
Eğer enneagram hakkında zaten bilgili biriyseniz kitap size fazlasıyla sıkıcı gelecektir. En azından beni sıktı. Enneagram dünyasıyla fazlasıyla ilgiliyim ve bir sürü kaynak taradım. (Merak edenler için 6w5 im) Kitapta yazılan bilgiler hakkında herhangi bir derinlik yok, bilmediğim bir şey öğrenmedim. Mbti’deki stereotype’lar gibi burada da her tipin stereotype’ı üstünden aynı bilgileri 248 sayfa boyunca döndürmüş yazarımız. Bu kitabın adında duygusal zeka geçtiği için alıp kendimi keşfetmek istemiştim fakat duygusal zekayla bir bağlantısı olduğunu düşünmüyorum. Herhangi bir enneagram giriş kitabı. Bazı noktalarda yazarın profesyonellikten uzak kişisel yorumlarının da olduğunu düşünmekteyim. (Kendisi bir tip 3 olduğu için en duygusal tipin 3 olduğunu savunması gibi). Bazı enneagram kitaplarında sayfaları çevirdikçe kendimi derinlemesine okur ve keşfederim, bu kitap ise son derece yüzeysel ve enneagramla ilgilenen herhangi birinin bildiği temel şeylerden oluşuyor. Kitabı tek bir kelimeyle tanımlayacak olsam sığ olurdu. Gerçekten bitirebilmek için uğraştığım bir kitap oldu. Eğer ki okuyacağınız ilk kitapsa öğrenmek için gayet anlaşılır bir kitap ama yine de başlangıç için daha güzel kitaplar var.
Duygusal Zekânın EnneagramıScott Allender · Mona Kitap · 202414 okunma
Reklam
9/10
·126 syf.··
2026 23. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 13:46
Yazarın okuduğum ilk kitabı idi. Kitabın dili çok akıcıydı ve severek okudum. Keiko'nun hayatını okurken onu otizmli bir birey olarak düşündüm. Bu şekilde okuyunca kitap bana daha anlamlı geldi. Ama sadece otizmli bireyler değil nöroatipik bireylerin hepsinin hayatı, normal kavramını sorgulayarak geçiyor. Bu bireyler "normal" insanların başarılı olduğu şeylerin yanı sıra daha sıra dışı alanlarda başarı gösterebilir, bu kitap özelinde de bunu markette görüyoruz. Keiko'nun marketteki yetenekleri kimse tarafından bir yetenek olarak görülmüyor, sadece tuhaflık olarak adlandırılıyor ve onu da gözden çıkarmak konusunda çok da hassas değiller. Çünkü kendileri bile yaptıkları işe değer vermiyorlar ki bir başkasının bu işteki becerilerini takdir etsinler. Ancak ben Keiko'nun marketteki olağan üstü becerisini bir çok yerde sergileyebileceğine inanıyorum. Sadece bunu tercih etmemiş ve etmesine de gerek yok zaten. Üniversiteye başladığında yarı zamanlı iş olarak kasiyerlik yerine başka bir iş imkanı önüne çıksaydı onda da bu şekilde bir takıntı geliştirip yetenekli olma potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Japon edebiyatının dinginleştirici, olaydan olaya sürüklemeyen, sıradan olaylara odaklanıp, sıradan insanların hayatlarına mercek tutmasına bayılıyorum. Bu kitaplar beni sakinleştiriyor ve oradan oraya uçan zihnimi alıp bulunduğum yere getiriyor. Bu kitap da yine bu şekilde deneyim yaşadığım bir kitap oldu. Ayrıca giriş gelişme sonuç değil de sanki yol üstünde biriyle tanışmışız, kısacık bir an hayatına şahit olmuş gibi bir his veriyor bu kitaplar. Vedalaşmayı hiç sevmem ve japon edebiyatının bu yarım kalmışlıkları o yüzden bana iyi hissettiriyor. Bu yarım kalmışlık sayesinde o karakterle başka bir yerde bir daha karşılaşma imkanım varmış gibi hissediyorum. Ben kitabı severek
KasiyerSayaka Murata · Turkuvaz Kitap · 20193,672 okunma
Akrebin kalbi yorumum
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:22
Veee bittiii! Açıkçası kitabın daha olaylı bir yerde bitmesini bekliyordum ama öyle olmadı. Kii yanlış anlaşılmasın, kitap kesinlikle güzeldi. Yazarın kalemi oldukça akıcıydı ve puntoların normal boyutta olması da gözümde büyümesini engelledi. Resmen su gibi akıp gitti. Hikâyeye gelirsek, Wattpad'de yıllar önce ilk birkaç bölümüne baktığımı hatırlıyorum. Aklımda kalan tek şey Antarktika ve Akrebin Kalbi denilen yerdi. Olay örgüsünü ve karakterleri ise neredeyse hiç hatırlamıyordum. Briella ve Penelope kesinlikle favori kadın karakterlerim oldu. Astrid de güçlü bir kadın karakterdi ama Briella'da kendimden daha çok şey buldum. Noris ise benim elmalı kurabiyem. Onu çok sevdim ve özellikle sonlara doğru küçük tilkim için oldukça dertlendim. Endymion'a gelirsek... Dürüst olmak gerekirse ilk 100 sayfa boyunca ana erkek karakter Noris mi yoksa Endymion mu pek emin olamadım. Ayrıca düşüncelerimin en yüzeyde kaldığı karakter de oydu. Tabii ki zeki ve çekici olduğunu inkâr etmiyorum. Sonlara doğru Astrid ve Endymion arasındaki çekime ben de kapılmaya başladım ama hâlâ "işte aşk budur" dediğim bir an yaşamadım. Gerçi o son bölümdeki Endymion itirafı... Ama sanırım Astrid pek anlamadı. İkinci kitapta ikilinin arasındaki çekimi çok daha fazla göreceğimize eminim ve bunun için şimdiden aşırı heyecanlıyım. ️ 9/10
Duygu ve Düşünce
Akrebin Kalbi 1Aycan Sarıahmet · Dokuz Yayınları · 202485 okunma
Puan vermedi·16 syf.·
2026 89. kitabı
Küçükken banyoda gözüne su kaçtığı için bir daha hiç yıkanmayan küçük kokarca, kokarcaları bile rahatsız eden kokusu yüzünden hep yalnız kalır. Bir gün yeni taşınan komşularına yardım teklif etmesiyle yeniden diğer kokarcaların arasına karışır ve sonrasında yavru kokarcalarla oynamak istediğinde yine dışlanır. Ama bu sırada gölde yüzen bir kokarcayı kurtarır ve hem temizlendiği hem de cesaretiyle dikkat çektiği için herkesin sevgisini kazanır. O günden sonra yıkanmaya başlar ve bunun o kadar da kötü olmadığını kendisi gibi yıkanmak istemeyen diğer yavrulara da anlatır. Öncelikle karakter ismi pek güzel değil, KokanCo. Yazarın diğer kitaplarında da isim seçimleri benzer. Yıkanmaktan korkan çocuklar için faydalı olabilir ama bu konuda daha iyi kitaplar vardır bence. Bu kitabı da pek beğenmedim. Ama yazarın diğer kitaplarına göre iyi sayılır aslında. Karakter ismi seçimi hoş değil ama. Onun dışında okunabilir. Genel olarak sevemedim bu yazarın kitaplarını. O zaman niye okuyorum? Daha çok çocuk kitabı görmek için tabii ki. Neler yazılmış, nasıl yazılmış, bilmek için.
Kim Korkar Yıkanmaktan?E. Murat Yığcı · Caretta Kitap / Dodomo · 20231 okunma
Puan vermedi·16 syf.·
2026 88. kitabı
Bir hayvan barınağındaki bukalemun kediler, köpekler sahiplenilirken kendisini alan olmadığı için türlü yollarla diğer hayvanları eleyip kendisini öne çıkarmaya çalışıyor. Ama her seferinde müşteriler barınaktan tamamen uzaklaştığı için amacına ulaşamıyor ve barınak kapanacak duruma geliyor. Bu yüzden pişman olup yaptıklarını arkadaşlarına anlatıyor ve hep birlikte eskisi gibi müşterilerin ilgisini çekecek hâle geliyorlar. Bukalemunu minik bir kız sahipleniyor. Hayvanların durduğu yer barınak mı yoksa petshop mu orada bir tutarsızlık var. Resimlerde petshop yazıyor, gelenlere de müşteri deniyor zaten... Ama hayvan barınağı da denmiş. Resimlerdeki tüm yazılar İngilizce. Pek beğenmedim. Kitaptaki en güzel kısım arkadaşlarının bukalemunun iyiliklerini hatırlayarak vefa gösterip onu hemen affetmeleri olabilir... Bunun dışında çok da kayda değer bir şey yok gibi...
Koku Bombasını Kim Attı?E. Murat Yığcı · Caretta Çocuk Yayınları · 20221 okunma
Reklam
Reklam