İnsan bazen durup soruyor kendine: "Gözünün nuru olduğun o Peygamber, senin o mübarek boynunu öpmedi mi Hüseyin? Seni göğsünde büyütmedi mi? Nasıl kıydılar sana o sıcak kumların üzerinde?"
Bu sorunun cevabı yoktur. Tıpkı bizim hayatta canımızı en çok yakan, uykularımızı bölen o gidişlerin, o yarım kalmışlıkların bir cevabı olmadığı gibi. İnsan kalbine anlatamıyor işte o yokluğu. Ama Muharrem’de, o matemin gölgesinde anlıyorsun ki; Hüseyin Efendimiz de o çölde bir başına, upuzun bir yokluğa ve susuzluğa uğurlanmıştı. Bizim içimizde yanan o küçük ateşler, O’nun çölü yakan o büyük yangınının sadece birer kıvılcımıymış meğer.
Sonra bir anne sessizce yakıyor ocağın altını. Kazan kaynamaya başlıyor.
Gözyaşlarıyla yıkanmış o buğday taneleri kazana düşerken, içinden hep O’nun adı geçiyor: Medet ya Hüseyin... Aşurenin içine düşen her bir nar tanesi, O’nun o çölde dökülen mübarek kanının damlaları gibi parlıyor tabağın içinde. Biz o kazanı sadece bir tatlı olsun diye kaynatmıyoruz; biz o kazanda Hüseyin’in acısını, O’nun o asil yalnızlığını kendi dertlerimizle harmanlıyoruz. Kendi kırıklarımızı, O’nun o büyük kırılmışlığına ortak ediyoruz ki kalbimiz biraz olsun teselli bulsun.
Soner A.
Soner A.
Ne bulsam okurum...
Soner A.
Soner A.
İnsanın iradesi sağlam ise elinde tuttuğu kitap en güzel fidan olur zihninizde tohum vererek en güzel ağacı yeşerterek boy verir fakat iradeniz sağlam değilse kitap gül olsa elinizde çürür diken sarar elinizi
Ama yurttaşlarının mallarına el sürmekle kalmayıp onları köleliğe de sürükleyenlere bu çirkin adlar verilmez.”
Devlet
Platon (Eflatun)
Soner A.Soner A.
Seher vakti çaldım yarin kapısını
Günah var ise sevilenin gözlerinde
Sizi sürükler kölelik ve çirkinlere
Güzel ise yar açar size ahiretin yapılarını
insanlardan kötülük görenlerin doğruluklarından bir şey kaybetmeleri kaçınılmaz.”
Devlet
Platon (Eflatun)
Soner A.Soner A.
Doğru insanlar murad alırlar onlar suna kuşu ile dost olur eğri insan ise gökteki kuşa tuzak kurar kuş yuvalarını bozar
"İnsan ölüme doğru gittiğini fark ettiğinde daha önce hiç aklına gelmeyen düşünceler ve kaygılarla dolmaya başlar