“İnsan, kardeşini, çoğunlukla alışık olduğu için sever. Nadiren de anlaştığı, taktir ettiği için yakınlık duyar. Ama dostlar öyle midir? Dostlar, itinayla seçilmiştir? İnsanı kardeşe bağlayan, birlikte yaşanan acı tatlı anlar değil midir?”
“Şimdi yine yoklar ama bu yokluk, gerçek bir yokluk değil. Varken nasıl yok olabilir insan? Ben o yokluğa düşman oldum. Bir karabasan gibi çöktü üstüme. Öyle ağır ki… Hiçbir şeyin varlığı anlam taşımadı ömrüm boyunca.”
Sayfa 132·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Şimdi yine yoklar ama bu yokluk, gerçek bir yokluk değil. Varken nasıl yok olabilir insan? Ben o yokluğa düşman oldum. Bir karabasan gibi çöktü üstüme. Öyle ağır ki… Hiçbir şeyin varlığı anlam taşımadı ömrüm boyunca.”
Sayfa 132·Kitabı okuyor
‘acaba’ ile başlayan her ihtimal karanlıktı. ama biz o ihtimallerin hep çok güzel, en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgıyla kendi kendimizi yiyip bitiriyorduk. oysa karanlıkların içinde kötü senaryolar da olabilirdi, mevcut halimizi mumla aratacak senaryolar…
Sayfa 198·Kitabı okuyor
Alıntı
"Tahsilliyiz belki,iyi okullarda okuduk, sözüm ona kültürlüyüz, yetiştirdik kendimizi, paramız var, yabancı dilimiz var, görgümüz var. Ama çaremiz yok. Bu gerçek. Hepimiz çaresiziz."
Sayfa 223·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce