Alevlerin Şafağı-Tessa Hale
7/10
·248 syf.··
2026 45. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
"Sadece senin yörüngende olmak bile hayatımı güzelleştiriyor. Dünyamızı boyadığın rengi görmek. Herkese nasıl değer verdiğini. Kardeşlerimi nasıl iyileştirdiğini . Onları tekrar bütün hale getirdigini. Sana nasıl aşık olmayayım ki?" "Aşk çok korkunç bir şey. Ama gel birlikte korkalım." Ember Hollow Ejderhaları serisinin üçüncü ve serinin son kitabı Alevlerin Şafağı, Hayden'ı kimin kaçırdığını görmemiz ile başlıyor. Hem beklenmedik biri hem de tehlikeli ve kurnaz birinin eline düşüyor. Hayden'ı kaçırma sebebi onu istediği bir amaç için kullanmaktı. Hayden eşlerinden uzak kaldığı için aralarındaki bağdan dolayı acı çekmeye başlıyor. Maddox, Knox,Easton ve Cillian Hayden'ı bulamadıkları için ne yapacaklarını bilemiyorlar. Açıkçası erkek karakterlerin hepsi ejderha ama doğru düzgün güçlerini ve kaynaklarını kullandıklarını göremedim.O esnada bir dost onlara yardıma geliyor ve Hayden'i kurtarıyorlar. Ondan sonra hem Hayden'ı kaçıran kişiyi bulmaya hem de Hayden'ı diğer düşmanlardan korumaya çalışıyorlar. Ortalama bir kitaptı benim için. Fantastik anlamında biraz daha detay görsem de bu kitapta yine de o yönde detaylı bulamadım. Hepsinin sonunda eş bağını tamamlaması güzel bir detaydı. Ve kitabın sonlarinda Hayden'ı biraz güçlü görmek iyiydi. Ters harem türünde güzel, özellikle Cillian ve Knox'un Hayden'a karşı davranışları cok güzel. Kafa yormayan ve kolay okunan bir seri. Yüksek beklentiyle başlamazsanız ve ters harem türünde kitaplar okumayı severseniz hoşunuza gidebilir. Kitaba Puanım:7/10
1000Kitap
Alevlerin ŞafağıTessa Hale · Nox Yayınları · 202626 okunma
Bu yaşamaklar. Nasıl yorucu.
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:05
“Her şeyden kaçabilir insan, mutluluğu erteleyebilir, sevinci saklayabilir, uykuyu öteleyebilir, nefreti dizginleyip kıskançlığı perdeleyebilir ama acıyı öteleyemez; yalnızca gerçekten bıçağın keseceği, kırığın hissedileceği zamanı görmeniz, duyumsamanız, seyretmeniz yeterlidir. Kan akar, kalp kırılır, acısı olabildiğince heybetli şekilde yaşanır. Yaşayacağım acılardan emin, yürüyordum.” s.112 Acılara yürüyor korkmuyorum, korkmuyorsun, korkmuyorlar.. “Kaybedenler her zaman kaybediyor. Bu masada kazanan yok. İki kaybeden bir kazanan etmiyor. Ben niye kaybettim, bilmiyorum. Kaybetmiş hissediyorum.” s.119 Bu his bazen insanın yakasını asla bırakmıyor. Orada öylece broş ya da kravat gibi duruyor. “Kalabalıktan sıyrılıyorum, kalabalığı sevmiyorum. İnsanlardan olabildiğince çabuk kurtulmaya çalışıyorum. Ayaklarımın üzerinde durmalıyım. Hiç kimseye muhtaç olmamalıyım. Ne maddi ne de manevi.” s.90 Hepimizin yegane arzusu bu di mi ama? Sonra da ne kadar yalnızım diye hayıflanmak da bizlerin eseri. “Yürüyorum. İnsanların etrafımdan akıp geçtiğini görüyorum. İnsanlar var; nefes alıyorlar, konuşuyorlar, adım atıyorlar, görüyorlar, bir amaç uğruna savruluyorlar. Bir şeylerin etrafında pervane olup ömürlerini tüketmekte beis görmüyorlar. İnsanlar var; acılarıyla, sevinçleri ve adını koyamadıkları duygularıyla varlıklarını anlamlandırmaya çalışıyorlar. Bir dünya düşlüyorlar; o dünyayı yaşamak için çabalayıp dururken, bir kanat çırpışı kadar zamanda ömürleri geçip gitmiş oluyor. Tahayyül ettikleri dünyayı gerçekleştiremiyorlar. Tahayyül etmek, hayale kanmak yetiyor insanlara.” s.89 “Bazen o duygu gelir, yakama yapışır; her şeyi mahvetme, yok etme, yıkma düşüncesi. Yıllardır içimde büyüyen bir kaçma hadisesi. Nereye, neden, niye, nasıl? Mutlak mecburiyetler dünyasında, farklı bir
YaşamaklarCaner Almaz · Everest Yayınları · 2021204 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·608 syf.··
2026 16. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 13:01
Alamut kalesi , kurgulanmış bir tarihî romandır. Ana karakterimiz Hasan Sabbah, tehlikeli zekâsını kullanarak gençleri sahte bir cennet vaadiyle kandırır ve gerektiğinde hayatlarını feda edebilecek bir fedai teşkilatı kurmayı planlar. Benim en çok dikkatimi çeken nokta ise dinî manipülasyondu. İnsanların her zaman bir yaratıcıya inanma fıtratı vardır Hasan Sabbah bunu kullanarak fedaileri çok kolay bir şekilde yönlendirmiş ve itaat ettirmiştir. Hasan Sabbah’ın felsefesi olan “amaç uğruna her şey mübahtır” düşüncesi, onun ne kadar tehlikeli bir zekâya sahip olduğunu göstermektedir ve bu durum okurken bir o kadar etkileyiciydi. Sonuç olarak alamut kalesi dinî inançları ve insan psikolojisini nasıl manipüle edebileceğini anlatan, okurken bir çok mesaj çıkarılabilcek bir kitaptır.
Fedailerin Kalesi: AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 202150bin okunma
Puan vermedi·571 syf.··
2026 62. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:24
Pek çok kişi Tolkien'e "Fantastik Edebiyatın Babası" gibi sıfatlar yakıştırıyor, fakat bu gibi sıfatları yakıştıran kişilerin türün tarihini tam olarak bilmediğini düşünüyorum. Misal, Eddison'un eserinde yine hayali bir dünya, incelikle oluşturulmuş ve oldukça arkaik bir dil, dünyevi olmayan bir kraliçe, soyluluk ve karanlık güçler arasında gidip gelen, bocalayan, içsel çatışmalar yaşayan bir merkezi karakter mevcut. Anderson'ın, Yüzük Kardeşliği ile aynı yıl çıkan Broken Sword adlı kitabında da uzak diyarlarda yaşayan kibirli elfler, kazılar yapan cüceler, dövülmesi gereken bir kılıç, aydınlık ve karanlık ordular arasında geçen epik bir savaş, bu iki uca sıkışmış bir başka merkezi karakter ve Hristiyan ile Pagan dünya görüşlerinin iç içe olduğu bir anlatı mevcut. Peki bu unsurlar Tolkien'e özgü değilse, onu farklı kılan şey nedir? Dunsany, Eddison ve Anderson da aydınlık ile karanlığın çatıştığı dünyalar sunsa da, bu çatışmaları incelikli, çoğu zaman ironik bir dokunuşla aktarırlar. Ahlakı mutlaklar üzerinden sunmanın tehlikeli olduğunu kabul ederler. Tolkien (ya da C.S. Lewis) ise kötülüğü kötü, iyiliği iyi olarak göstermekte hiçbir sorun görmez. İkisinin kesiştiği tek nokta, Gollum'un hikayesinde de görüldüğü üzere, dürüst bir kişinin baştan çıkarılması durumudur. Ancak Gollum dahi, Eddison'ın Lord Gro'su ya da Anderson'ın Scafloc'u gibi alternatif bir dünya görüşü içinde yaşayan bir karakter değildir. Yalnızca Tolkien'in, tabiri caizse, iki kutuplu ahlakının iniş çıkışları arasında savrulup gider. Kötülüğü dışsal, akıl dışı bir olgu olarak sunmak, "bize karşı duran, bilinmeyen" olarak tanımlamak tehlikeli bir mesajdır. Çünkü okuyucu kendi ahlakını bu oluşturulmuş dünyanın üzerine ekler ve dayatır, ki modern fantastik yazarların çoğu, Tolkien'in örneğini
Edebiyat
The Fellowship of the RingJ. R. R. Tolkien · Harper Collins · 200917bin okunma
Bir Selaheddîn olmak lazım Kudüs için karalar bağlayan...
8/10
·317 syf.·
2026 18. kitabı
بسم الله الرحمن الرحيم، Haçlı İstilası denince çoğu zaman aklımıza doğrudan Kudüs gelmekte. Ancak Haçlı İstilasıları özelde Kudüs'ü hedef alsa da asıl amaç İslâm dünyasını işgal etmektir. Yazar kitapta Kudüs'ün ve birçok İslâm kentinin (özellikle Urfa'nın) işgalinden sonra Müslümanların yaşadığı dağınıklığı ve yeniden toparlanma sürecini anlatmaktadır. Yazar, kitapta savaş odaklı gitmeyip dönem üzerinde yer yer tahliller yapmakta, İlgazi, Belek Gazi ve özellikle İmadüddin Zengî gibi isimlerin nasıl bir mücadele verdiğini; nasıl başarılara ulaştıklarını, nasıl başarısız olduklarını tahlil ederek anlatmaktadır. Belek Gazi'nin Haçlılara karşı elde ettiği başarılar ve Urfa Kontluğu üzerinde kurduğu baskının haçlılar nasıl etki ettiğini anlatmaktadır. Kitabın sonlarına doğru İmadüddin Zengî'nin Urfa'yı fethetmesi ise dönemin en önemli kırılma noktalarından biri olarak anlatmaktadır. Dönemin büyük devletlerinin de haçlılarla mücadelesini unutmamak gerekir. Yazarın dili sade ve akıcı idi. Kitapta yazar özellikle Haçlıların Kudüs'ü ele geçirmesinden sonra Müslüman dünyasının neden uzun süre ortak hareket edemediğini ve daha sonra nasıl güç kazandığını anlatmaktadır. Kitap, Haçlı İstilalarına ve o dönemde İslâm dünyasının ahvalini merak edenler için gayet iyi bir eser. Okurken hem yeni bilgiler öğrendim hem de adını okul tarih kitaplarında geçmeyen birçok Müslüman komutanların ismini ilk defa bu kitapta duydum. Velhasıl, Kudüs bir cennet ise ona açılan kapı Urfa'dır. Kapıyı açan Nureddin Zengi idi, Müslümanları içeri sokan da Selaheddîn idi. Allah tez zamanda yeniden Kudüs'ü fethetmeyi nasip etsin... Vesellemü aleyküm......
1000Kitap
Kudüs'ün İstilasından Urfa'nın FethineAbdulkadir Turan · Siyer Yayınları · 202145 okunma
9/10
·712 syf.··
2023 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2023 00:00
dune serisi ile tanışmam, dune kitabının filminin çıkması ile olduğunu utanarak söylemeliyim. o zamandan beri de okumak için fırsat kolluyordum. açıkçası serinin uzun kitaplardan oluşması göz korkutmuyor desem yalan olur. tüm bu sayfa karmaşasının gözünüzü korkutmasına izin vermezseniz eğer, bir çöl gezegeni kurgusuna hoşgeldiniz. temel unsurlara bakacak olursak, klasik bir imparatorluk ve onun yönetiminde bulunan soylu ailelerin ve onların görevlendirildiği gezegenlerden oluşan bir sistem. soylu aileler bir nevi derebeyi. atandıkları bölgeyi kalkındırmak ve para kazandırmak bu kazançtan da imparatora hakkını vermesi gerekiyor. şu noktaya kadar, dünya düzeninin uzaya taşınmış hali olarak görüyoruz. biraz daha derine inersek, baharat ticareti ve o ticaretin ana unsuru choam şirketi ile baharat loncası. pasta çok büyük, pay almak için bekleyenlerse sırada efenim anladığınız üzere. tüm bunların yanında ezilen halk fremenler. gezegenin tüm zorluğunu halkın bu kısmı yaşıyor. ama hayalleri çok güzel. kitapta beni en çok etkileyen de bu olmuştu. `bir gün çocuklarımız diğer gezegenlerde olduğu gibi burada da suların olduğu havzalarda koşup oynayacaklar' başarmışlar da. açıkcası bunu ileriye taşıyacak çaba azim ve birlik olma içgüdüsü vardı. kitapla ilgili anlatılacak çok şey var aslında ama bi kaç başlıkta ilerleyeceğim. - bene gesseritler, bir amaç uğruna dini ve siyaseti bir topluluk nasıl kurar ve yönetir ise, aynı derecede örgütlenmişler. tek bir okul, tüm evreni yönetimine katacak bir sistem. takdire şayan ve bir okadar da ürkütücü. muadibin bile varoluşu hatta fremenlerle arasındaki ilişki bile bu tarikatın bir ürünü olması... ne desem az. etkileyici ve ürkütücü bir güç bu insanlar için. bilim, ruhani güç ve siyaset birleşimi. - fremenlerin kendi aralarında olan
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma