“Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktadır.” Montaigne
1000Kitap
Bazı insanlar yanlış zamanlarda yanlış kitapları okurlar. Böyle insanları bir yapboza benzetirseniz eğer bir sürü farklı yapbozu alıp bir bütün haline getiremeyip birbirini üzerine bindirerek tepeleme bir yüzey oluşturduğunu görebilirsiniz. Dolayısıyla ne bir şekile ne de bir görsele benzer oluşan bu şey. Eğer yeterince enayi tanıyorsanız bu kabızlık boka benzeyen yapboz kişisini birilerine modern sanat diye satabilirsiniz. Şu yapbozun birleşemediği noktalara bak! Kırılan çıkıntılarına bak! Başka hiçbir yapboz bu yapboz gibi değildir. O sebeple bu yapboz çok özel bir yapboz. Neden bu yapboza bir şans vermiyorsun? Bir siktir git. Doğru zaman diye bir şeyi beklemek saçma. Hani bazen gerekli olabilir de bunu homojen bir şekilde beklemek saçma. Başta doğru zaman yanlış kitap falan dedim de götümden salladım, hatta yazarken içimden kıs kıs gülen o ses ne diyon yarrağım kıkırdayışı saldı, maksat gevezelik. İnsanlar nasıl heba olurlar? Doğru zaman, doğru insan doğru his, doğru amaç bekleyişiyle. Doğru. Doğru Doğru. Doğru nedir? Ananın amı. Aslında öyle olabilir mi gerçekten? Yani bu her şeye sinmiş ''doğruluk'' bekleyişi biraz da anne rahmine dönüş isteğine benzemiyor mu? Yani şu doğruluk bekleyişindeki heterojen durumları daha da açıp parçalamak istiyorum da yapmayacağım. Canım kahve istiyor. Kahve yapacağım ve de yıldızların altında kitap okuyacağım. Beni gıcık eden bir şey var. Okuyacam, okuyacağım. Bu cağımlar... Cağım. CAĞIM. cağım.lağım.yarrağım. Niye böyle küfürbaz oldum ya... Ama şöyle ki ben nerede küfür edeceğini seçebilen bir insanım. Ayarlıyorum yani. Kendi zihin akışlarımı da zorba kurallara bağlayacak değilim herhalde. O kadar da olsun. Aslında küfür konusu da araştırılabilir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
albîn şifası Yasmin Magohed
Her şeyin bir amacı vardır. Göklerde ve yerde, sizde ve bende hiçbir şey yoktur ki bir amaç için yaratılmamış olsun. Hayatınızdaki hiçbir olay, hiçbir keyif hiçbir keder, hiçbir sefa hiçbir cefa, hiçbir kayıp amaçsız yaratılmamıştır.
1950 ve 1960 yıllar CIA, Kültürel Özgürlük Kongresi aracılığıyla soyut dışavurumcu sanatçılar gizlice fonlandı ve desteklendi. Avrupa'daki çiçek çocukları hareketi bile CIA'nın Sovyetlere karşı ürettiği ideolojik bir akımdı. Bilinen amaçları; Sovyetler'in "Toplumcu Gerçekçilik" anlayışına karşı, Batı'nın sınırsız bireysel özgürlüğünü ve sansürsüz yaratıcılığını soyut sanat üzerinden küresel bir vitrine taşımaktı. Solcu entelektüellerin Komünizme olan sempatisini kırmak ve modernizmin merkezini Paris'ten New York'a taşıyarak kültürel hegemonyayı ele geçirmekti. Soğuk Savaş'ın cephede değil, zihinlerde ve estetik algıda yürütülen bu "görünmez" safhası, devletlerin konvansiyonel silahlardan çok daha sofistike kültürel cephanelikler üretebileceğini kanıtlayan en net tarihsel kesittir. Güç dengelerinin ve toplumsal kitle hareketlerinin arka planındaki bu mekanizmayı kronolojik ve yapısal olarak incelediğimizde, karşımıza tam bir psikolojik harp mühendisliği çıkıyor. Kültürel Özgürlük Kongresi'nin (CCF) Kurulması 1950 CIA, Berlin'de paravan bir entelektüel ağ olan CCF'i kurdu. Amaç; Avrupa'daki sol eğilimli ama anti-Stalinisit aydınları, yazarları ve sanatçıları fonlayarak Moskova'nın kültürel nüfuzunu kırmaktı. Encounter gibi prestijli dergiler gizlice finanse edildi. Çiçek Çocukları (Hippie) Hareketi: Amerika'yı ve Avrupa'yı kasıp kavuran Hippi hareketinin istihbarat servisleriyle olan ilişkisi, sanat piyasasındaki fonlamadan biraz daha farklı karanlık sosyolojik mühendisliğe dayanır. Kontrollü Muhalefet : 1960'ların başında (özellikle Fransa, Almanya ABD'de) yükselen gençlik hareketleri, yerleşik kapitalist sisteme Vietnam Savaşı'na son derece politik, organize sınıfsal öfke barındırıyordu. İşçi sendikalarıyla birleşme potansiyeli taşıyan, Marx Frankfurt Okulu
1000Kitap
​"Sizi sömüren insanlar, hayatınıza sanki bir 'kurtarıcı' veya 'akıl hocası' gibi girmeyi çok severler. Size daha siz istemeden küçük yardımlarda bulunur, büyük tavsiyeler verirler. Buradaki amaç, sizin üzerinizde görünmez bir borçluluk psikolojisi oluşturmaktır. Günün birinde sizden büyük bir fedakarlık (sömürü) talep ettiklerinde, geçmişteki o küçük yardımları öne sürerek sizi nankörlükle suçlarlar. Oysa her şey en başından beri planlanmış bir yatırımdır." Koyun Kıyafetinde Kurtlar / George K. Simon
Soyut modern sanatın Sovyetler Birliği’ne karşı bir propaganda aracı olarak kullanıldığı iddiası bir komplo teorisi değil, tarihsel bir gerçektir. 1950'li ve 60'lı yıllarda CIA, Kültürel Özgürlük Kongresi (Congress for Cultural Freedom) aracılığıyla Jackson Pollock, Mark Rothko ve Willem de Kooning gibi soyut dışavurumcu sanatçıları gizlice fonladı ve destekledi. Buradaki stratejik amaç şuydu: "Özgür Dünya" İmajı: Sovyetler Birliği'nin katı ve devlet güdümlü "Toplumcu Gerçekçilik" anlayışına karşı, Batı'nın sınırsız bireysel özgürlüğünü ve sansürsüz yaratıcılığını soyut sanat üzerinden küresel bir vitrine taşımak. Entelektüel Hegemonya: Avrupa sol entelektüellerinin Moskova'ya olan sempatisini kırmak ve modernizmin merkezini Paris'ten New York'a taşıyarak kültürel üstünlüğü ele geçirmek. Hep bir kültürel hegemonya kurma arzusu ile başlıyor, bu siyonist, faşist, nazist, new deal ülküler. Klasik sanatta yetenek, işçilik ve estetik uyum doğrudan eserin kendisinde tezahür ederken; çağdaş sanatın önemli bir kısmında eserin değeri, etrafına örülen küratör metinlerine ve entelektüel "açıklamalara" (derslere) bağımlı hale gelmiştir. Bugün üst düzey çağdaş sanat piyasasının işleyiş biçimi, estetik bir arayıştan ziyade serbest piyasa kapitalizminin kurallarıyla açıklanıyor: Vergi Muafiyetleri ve Serbest Limanlar: Zengin yatırımcılar, yüksek meblağlara aldıkları çağdaş sanat eserlerini vergiden muaf serbest limanlardaki depolarda saklıyor. Eserlerin manipülatif ekspertiz raporlarıyla değerleri şişiriliyor, ardından müzelere bağışlanarak devasa vergi indirimleri alınıyor. Bu durum, piyasayı bir nevi "meşru" kara para aklama ve servet transferi mekanizmasına dönüştürüyor. Hristiyan sanatının (özellikle Rönesans ve Barok dönemleri) insanlık tarihinin en muazzam estetik,
1000Kitap