Genel olarak Evlilik niyetiyle yapılan ilk görüşmede amaç; karşı tarafın imanını, ahlakını, hayat anlayışını ve aile yapısını tanımaktır. Sorular saygılı ve ölçülü olmalıdır. Sorulabilecek faydalı sorular: 🌿 Dinî hayatı hakkında Namaz konusunda hassasiyetiniz nasıldır? Kur'an okumaya ve dinî öğrenmeye önem verir misiniz? Evlilikte dinin yeri sizce nedir? Çocukların dinî eğitimi hakkında ne düşünüyorsunuz? 🌿 Ahlak ve karakter hakkında Bir insanda en çok hangi özelliği ararsınız? Öfkelendiğinizde nasıl davranırsınız? Hata yaptığınızda özür dileyebilir misiniz? Sizi en çok rahatsız eden davranışlar nelerdir? 🌿 Aile ve evlilik anlayışı hakkında Eşler arasında görev paylaşımını nasıl görüyorsunuz? Aile büyükleriyle ilişkiler konusunda düşünceniz nedir? Bir anlaşmazlık olduğunda nasıl çözmeye çalışırsınız?
Duygu ve Düşünce
güney kore forma numarası hilesi ulan manyaklar resmen casusluk filmi çeviriyor dünya kupası hazırlıklarında. son heung-min bir maç 7 numarayla çıkıyor, öbür maç 19, bir dahaki 2 … scout'lar, video analistleri “bu kim lan, aynı adam mı yoksa ikizi mi” diye deliye dönüyor. aslında mantıkları çok basit: “batılılar asyalı futbolcuları yüzünden ayırt edemiyor, o zaman numaraları da karıştıralım ki analizleri sıfırlansın” diyorlar. shin tae-yong'un meşhur açıklaması da efsane: “bizimkileri birbirinden zor ayırt ediyorlar, biz de yardımcı oluyoruz” tarzı bi şey. 2002'den beri gelenek haline gelmiş, 2018'de isveç'e karşı da yapmışlar aynısını. hazırlık maçlarında yasal, turnuvada kadro belli olunca numara sabitleniyor tabii. ama rakibin zihnini sikmek için baya etkili bi (mind games) sahtekarlık bence !! türkçe karşılığı “`forma numarası trollü`” olabilir. koreliler bu konuda baya kurnaz çıktı, takdir etmek lazım. avrupalı hocalar sinirden kudururken koreliler kenardan gülüyor herhalde. güney kore'nin dünya kupası hazırlıklarında yaptığı “forma numarası hilesi” (`jersey number trick`), bir taktik oyun/zihinsel savaş stratejisi. ne yapıyorlar? güney kore milli takımı, hazırlık maçlarında ve dünya kupası öncesi kamplarda oyuncuların forma numaralarını kasıtlı olarak değiştiriyor. örneğin: — bir hazırlık maçında son heung-min 14 numara giyerken, — bir sonraki maçta 2 numara gibi farklı bir numara alabiliyor. bu, rakiplerin video analistleri, scout'ları ve teknik ekiplerinin oyuncuları forma numaralarına göre etiketleyip analiz etmesini zorlaştırmak için yapılıyor. özellikle avrupalı veya batılı takımlar için asyalı oyuncuları yüzlerinden ayırt etmek zor olabileceği gerekçesiyle (koçların kendi açıklamalarına göre) bu yöntemi kullanıyorlar. tarihçesi ve örnekler - bu, 2002
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Uzun zamandır kitap okuyamıyorum uygulamaya önceden okuduklarımı ekledim. İki aydan fazla bir süredir sadece bir kitap bitirdim ve bu durumdan çok da şikayetçi olmayışıma şaşırıyorum. Eskiden böyle bir durum olsaydı en geç iki hafta sonra tekrardan okumalarıma geri dönerdim çünkü okumadığım her gün içimden bir parça eksiliyordu ve o günü yaşamıyor hissiyatına kapılıyordum. Üç yıl önce sınıf öğretmenliğini bitirdim ve şu an bir köyde öğretmenlik yapıyorum günde 90 km gidip geliyorum çünkü kendi aile evimde kalıyorum. Gün içinde bu kadar çok şey yaparken iki sayfa kitap okumamanın derin üzüntüsünü yaşardım ama şu an bu duygudan eser yok belki de çevrede konuşabileceğin hararetle okudukları veya etkilendikleri olaylardan bahseden insanların olmayışı beni bu duruma sürüklüyordur. Açıkcası günümüz değer yargıları da çok değişti herkes paranın ve görünümlerin kölesi olmuş. Böyle bir dünyada yaşadığını gördüğünde okuduklarının da herhangi bir manası gelmiyor gibi ve sana kattığı hiçbir şey yokmuş gibi hissettiriyor. Ne diyeceğimi bilmiyorum kendimi tamamen akışına bıraktım ve kitap okumadan da yaşayabiliyormuşum ama akışına bırakmak benim karakterime biraz ters geliyor çünkü kitap okuyarak bulunduğum bu sıkıcı gerçeklikten kopup uzak diyarlardaki insanların düşüncelerini okumak bana daha keyif verici geliyordu. Çok zeki bir insan olduğumu düşünmüyorum ortalama bir insan zekasına sahibim ama insanlar arasındaki o ince detayları fark edebiliyorum ve nerede nasıl davranmam gerektiğinin farkındayım. Yani aslında evet kitap okumak insanın işine bayağı yarıyor ama istediğim o ruh yok toplumda ya da benim kuşağımda. 2000’lerin dünyasında yaşamış olsaydım belki de kendimi daha mutlu ve huzurlu hissedebilirdim. Eskiden ne kadar az okumuş olursam hayata dair o kadar kesin yargılara
Ab-ı Hayat
“Çünkü özgün şekliyle islam dini, bizim hissettiğimiz gibi bir gardiyan değil; ruhun susuzluğunu dindiren bir Âb-ı Hayat’tır (Hayat Suyu). Buradaki amaç yargılamak değil, insanı kemalata ulaştıran bir "Yaşam Sanatı" olarak yeniden keşfetmektir.”
Hayata Dair
Bazen bir şeyleri eksik ya da yanlış yapıyormuşuz gibi hissederiz. Etrafımız haz kaynaklanı ile doludur ama ne zaman beynimizin derinlerine baksak o garip mutsuzlukla yüzleşiriz. Bir de yorgunluk var tabii. Hayatımızın merkezine koyduklar "kronik tatminsizlik" nedeniyle sürekli koşmak zorundayız. Hatta öyle bir alıştırdılar ki bizi artık amaç bir yere ulaşmak değil sadece koşmak olmuş. Bu kadar koşup da bir türlü varış noktasına ulaşamadığımız için bu kadar yorgunuz. “Kalk bir dopamin demle”
1000Kitap
Herkes ölür ama herkes bir amaç uğruna ölmez