“İnsanın bu dünyadaki/evrendeki temel amacı nedir?(Kitap, sf 14)” İnsan bu dünyada doğar, büyür ve ölür. Bu yaşam süresince bir takım şeyler yapar ve bir gün elini, ayağını her şeyden çeker, ölür. Bilinmezsizliğe giderken, kendine ait bir yaşam biçimi oluşturmuştur ve bu yaşamda varolma mücadelesi vermektedir. İşte bu yaşamdaki insanın amacı nedir? Üstün Dökmen’e göre insanın bu dünyadaki/evrendeki temel amacı yarına kalmaktır. Bütün insanlık yarına kalmak için uğraşır ve çaba verir. İlk başta onun dünyada varolmasını sağlayan anne ve babanın şefkatleriyle büyür ve kendinin farkına varır. Daha sonra ebeveynlerinden kurtulan birey iş kurar, evlenir ve belki de onun yarında varolmasını sağlayacak çocuklarını meydana getirirler. Bundan sonra çalışıp, didinerek çocuklarını büyütür, onlara yardımcı olur ve bir ömrün son noktalarına gelir. Bazıları bu dünyada sanki önceden belirlenmiş olan bir ödevi yapmanın verdiği rahatlıkla; bazıları ise bu ödevi yapamamamın verdiği huzursuzlukla ölür. Tüm bunları yaparken insan, tek bir amaç ister; yarına kalmak.
Yarına kalmak için önce insanlar çocuk yaparlar. Bu çocuk sayesinde genlerinin, kültürlerinin, inançlarının ve kendine has bir çok özelliğinin yarına kalmasını ister. Yani bir nevi adının gelecekte yaşamasını ister, bütün bunları yaparak. Bir şeyler yapar insan yarın için; çeşmeler, köprüler ve ibadet yerleri yaptırır. Fakat yaptırdığı tüm şeylerin üstüne adını yazdırarak.“Hiçbir eser bırakmasa , ağaçların gövdesine veya yere dökülmüş taze betona adını yazar.(Kitap sf 14) Yarına kalmak istemeyen insanlar bile yarına kalmak için küçük bir şey yapar. Örneğin; Franz Kafka, bir arkadaşına öldükten sonra bütün eserlerinin ona verilmesini ister. Kafka arkadaşından bu eserleri yakmasını yani bir nevi yarına kalabileceği bu eserlerin