Her şey o denli hüzün verici ve güzeldi ki ve biz o denli yalnızdık ki kendi dünyamızda - oraya ait olmayan - diğer tüm insanların peron kapısının açılmasını beklerkenki halleri çok tuhaf ve komikti.
Öncelikle kitabın konusunu yüzeysel olarak anlatarak cümlelerime başlamak istiyorum. Saf yalnızlığına gömülmüş, yıllarını hayalperest ruhu ile baş başa geçirmekte olan ana karakterimiz bir gün Nastenka adında bir kadın ile tanışır. Bu durum onu fazlasıyla heyecanlandırırken beraberinde durgun hayatına getirdiği başka duygular da olacaktır. Bu novella benim için çok özel. Çünkü kısa olmasının yanında anlattıklarının çok değerli olduğu kanaatindeyim. Ayrıca kendisi benim sanırım en sevdiğim kitaptır. Bu sevimli kitap hakkındaki görüşüm kesinlikle bir okurun okuması gerektiği. Ayrıca kitapta yazar her kitabında olduğu gibi insan psikolojisini son derece iyi betimlemiş. 27 yaşında ve henüz sürgün edilmeden önce Dostoyevski'nin kaleminden çıkan bu romantizm kitabı hakkında söyleyeceklerim bu kadardır. Keyifli okumalar ^^